Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında teşdit uygulanmasının gerekmesine, eşya değerinin pek hafif kabul edilerek cezasında indirim yapılması ve resen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı olan mahkûmiyet kararının bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Suç tarihinde sanığa ait barakanın önünde bidonlardan bir araca akaryakıt aktarıldığının görülmesi üzerine Cumhuriyet savcısının arama kararı uyarınca yapılan arama neticesinde 260 litre ulusal marker seviyesi geçersiz sonuç veren akaryakıt ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; lastik satmasının karşılığında kamyonculardan paraları olmadığı zaman alışveriş bedeli olarak motorin aldığını ve lastik işi yaptığı barakaya bırakıyor olduğunu, arada da fazla olduğu zaman gelen müşterilere para karşılığı sattığını, kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

Suça konu akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 29.06.2013 tarihli Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile İnönü Üniversitesi Petrol Analiz Laboratuvarı (PAL) tarafından düzenlenen 02.09.2013 tarihli analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

Sanığın dosyada mevcut adlî sicil kaydı uyarınca tekerrüre esas olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/206 Esas ve 2008/69 Karar sayılı kararı ile 2 yıl hapis ve 180,00 TL adlî para cezasına mahkûm edildiği, hapis cezasının ertelendiği, kararın 05.11.2012 tarihinde kesinleştiği, hapis cezasının 05.11.2014 tarihinde infaz edildiği görülmüştür.

Sanığın suç tarihinde kendisine ait barakadan bir araca akaryakıt aktardığının görülmesi üzerine kaçak akaryakıt ele geçirilmiş olması, ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkralarının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanık hakkında suç
tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen temel cezadan sonra 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.