B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar için temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta olmasına rağmen, gerekçeli kararda temyiz süresi 15 gün olarak gösterilerek taraflar temyiz süresinde yanıltıldığından temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;

1. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2012/980 Esas, 2014/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2012/980 Esas, 2014/331 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/31775 Esas, 2017/28735 Karar sayılı kararı ile, ... sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/42 Esas, 2018/607 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme neticesinde verilen usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

1. Sanığın, temyiz dışı sanıklar ile birlikte hareket ederek, sergilediği hileli davranışlar ile satış bedelinin noter işlemleri sonrasında ödeneceğini söyleyerek katılanı aracının noter satışını yapmaya ikna ettiği, akabinde satış bedelini ödemeden aracı alarak ortadan kaybolmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmalarına dosya kapsamı karşısında itibar edilmediği anlaşılmıştır.

3. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında gerekçeleri açıklanarak takdiri indirim, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.

1. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/42 Esas, 2018/607 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.