İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/333 Esas, 2018/792 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/936 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.11.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1. CMK'nun 150/3. Maddesine göre sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerekirken müdafii görevlendirilmeden duruşmaya devam edilerek mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair, savunmasının aksini gösterir, mahkumiyetine yetecek şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
B.Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/936 Kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.