Hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma ve temyiz talebinde bulunulması karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı nazara alınarak, incelemenin katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen ikna suretiyle irtikap suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 250/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2006 yılı ile inceleme günü arasında durma süreleri nazara alındığında dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.