HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/807 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; yargılama neticesi dosyanın delil durumu itibariyle suç vasfının değişmesi söz konusu olabileceğinden buna göre karar verilmesi yerine eksik kovuşturma neticesi hüküm kurulup eylemin failleri belli olduğu halde suç duyurusunda bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9 uncu maddesinin son fıkrasında "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır." hükmünün yer aldığı; davaya konu olayda sanık ...'in... Motorlu taşıt sürücüleri kursunun kurucu yetkilisi,diğer sanık ...'in aynı kursun kurum müdürü olduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında 4483 sayılı Kanun uyarınca izin alınması ve sübutu halinde sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi kapsamında yargılama yapılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/807 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.