Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2017/467 Esas, 2018/191 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci bendi, 62

nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2018/2668 Esas, 2019/1729 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün kaldırılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle;

1-Dernek üyeliğinin, örgüt üyeliğine delil olamayacağına,

2-Sanığın sohbetlere katılmasının amacının dini duygular olduğuna,

3-Sanığın verdiği bilgilerin konumu ile uyumlu olduğuna,

4-Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna,

5-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Burdur ili esnaf yapılanması içerisinde yer aldığı, örgüt üyeleri hakkında bazı bilgiler verdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetleri hakkında bilgiler vererek, gerek soruşturmaların gerek kovuşturmaların etkin bir şekilde yapılmasında katkı sağladığı, fakat silahlı terör örgütü FETÖ/PDY hakkında daha fazla bilgi verebilecekken, örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetleri dikkate alındığında kısmen samimi anlatımlarda bulunduğu değerlendirildiğinden unsurları açıklanan etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanması gerektiği belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Her ne kadar yerel Mahkeme tarafından sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Burdur ili esnaf yapılanması içerisinde yer aldığı, örgüt üyeleri hakkında bazı bilgiler verdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetleri hakkında bilgiler vererek, gerek soruşturmaların gerek kovuşturmaların etkin bir şekilde yapılmasında katkı sağladığı, fakat silahlı terör örgütü FETÖ/PDY hakkında daha fazla bilgi verebilecekken, örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetleri dikkate alındığında kısmen samimi anlatımlarda bulunduğu gerekçesiyle hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de; dosya içerisindeki tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın 2000 yılından beri örgütün sohbet adı altında düzenlenen toplantılarına katıldığı ve toplantılara katılmaları için diğer şahıslara da çağrıda bulunduğu, örgütün Burdur esnaf mütevellisi içerisinde ve istişare kurulunda yer aldığı, örgütün düzenlemiş olduğu yurt dışı gezilerine katıldığı, örgüt adına düzenlenen organizasyonlarda yer aldığı, seçimlerde örgüt tarafından özel olarak görevlendirildiği gözönüne alındığında silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibariyle örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili yeterli bilgi vermediği, verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetlerine uygun nitelikte olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında koşulları oluşmadığından hakkında TCK'nın 221 maddesinde yerini bulan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak el edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın örgüt ideolojisini benimseyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna ilişkin tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2018/2668 Esas, 2019/1729 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.