B O Z M A Ü Z E R İ N E

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Kısmen kabul

Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız göz altı ve tutukluluk nedeniyle 45.000 TL maddi ve 45.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.863,77 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın gözaltı itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.02.2022 tarih, 2020/10552 Esas, 2022/764 Karar sayılı ilamıyla: "1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/111 Esas – 2014/398 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacılar hakkında verilen ve 07.01.2015 tarihinde kesinleşen beraat kararının davacılara tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2- Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi 3- Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada davacıların tutuklu ve hükümlü olduğu başka suç kayıtlarına da rastlanıldığı dikkate alınarak, gözaltına alındıkları gün farklı olay ve soruşturma dosyaları nedeniyle de haklarında tutuklama kararı verilip verilmediği, verilmiş olması halinde bahse konu soruşturma dosyalarının sonuçlarının araştırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 4- CMK'nın 144/1-a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacıların tutuklu kaldıkları sürelerin başka mahkumiyetlerinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; a- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacılar lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması, b- Maddi tazminatın, davacıların gözaltında ve tutuklu kaldıkları döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "2.560,34" er TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde "1.863,77" şer TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacılar lehine eksik maddi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 2.560,34 TL maddi ve 8.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ve usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ve usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/111 Esas, 2014/398 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ihaleye fesat karıştıma suçundan 09.02.2009-01.06.2009 tarihleri arasında 116 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde 07.01.2015 kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.