İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/305 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararı
ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri özetle;

1. Üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, 2. Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.

Sanık hakkında, 16.02.2021 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 18.06.2021 tarihli iddianame ile Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/305 Esas sayılı dosyasında temyiz konusu bu davanın açıldığı, UYAP'tan yapılan incelemede sanığın 23.01.2021 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 04.08.2022 tarihli iddianame ile Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/290 Esas sayılı dosyasının açıldığı, 15.02.2014 tarihinde karar verildiği ve dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2024/1160 Esasında derdest olduğu anlaşılmakla her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmakla; eylemlerin bir suç işleme kararı kapsamında işlenip işlenmediğinin ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için davaların birleştirilmesine karar verilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.06.2024 tarihinde karar verildi.