İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/18 Esas, 2022/164 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 6. Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Her ne kadar sanığın idrar tetkikinde amfetamin tespit edilmiş olup, sentetik kannabinoid ve türevlerine rastlanmamış ise de; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ve tanık olarak dinlenen ....'nin aşamalardaki beyanında metamfetamin almak için buluştuğu sanıktan, 2.400,00 TL vererek metamfetamin aldığını beyan etmesi, sanığın da beyanlarında ....'ye metamfetamin temin etmek için buluştuklarını kabul etmesi karşısında aracın
arka koltuğunda bulunan net 0.05 gramdan ibaret ADB-BUTİNACA etken maddesi içeren uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında başkasına satma veya devretme amacıyla bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık hakkında 5237 saylı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.06.2024 tarihinde karar verildi.