Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebebi; lehine kanunların uygulanmadığına, hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

Olay tutanağına göre, 20.06.2013 tarihinde, Kırıkhan-İslahiye kara yolu üzerinde sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonun uygulama noktasında durdurulduğu, Hassa Sulh Ceza Mahkemesenin 2013/144 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden araçta yapılan aramada, aracın kasa bölümüne saç kaynatmak suretiyle oluşturulan gizli depoda toplam 2500 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmasında, tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, kendi aracında kullanacağını, ticari amacının olmadığını, gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödemeyi istediğini beyan etmiştir.

Sanığın 13.04.2021 tarihinde Mahkemece bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödemediği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Ulusal marker tespit tutanağında kontrol sonucunun geçersiz olduğu, ...-PAL tarafından düzenlenen raporda, teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğu, marker seviyesinin geçersiz olduğu belirlenmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta kaçak motorin ele geçirilmesi ve ele geçirilen motorinin Dairemiz içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2019/12229 Esas, 2020/11863 Karar sayılı bozma ilamında; "...UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında 11/07/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Hassa Asliye Ceza Mahkemesince 2020/595 (E) sayılı dosyada yargılamaya devam olunduğunun anlaşılması karşısında; Anılan davanın akıbeti araştırılıp mümkünse iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu" bozma nedeni olarak bildirildiği ve Mahkemece 08.04.2021 tarihli celsede bozma kararına uyulduğu halde, bozma ilâmının gereği yerine getirilmeden, bozmayı etkisiz kılacak şekilde, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;
Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Sanığın adlî sicil kaydında yer alan Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.11.2010 tarihli ve 2009/629 esas, 2010/804 karar sayılı ilamı ile mahkum olduğu önceki hükümlülüğün taksirli suça ilişkin olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.