Düzeltilerek başvurunun esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/447 Esas, 2020/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/2270 E, 2021/919 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak sanığın beraatine düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bozma görüşünü içeren tebliğname düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil varken istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, duruşma açılmaksızın karar verilmesine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince, " Olay günü sanığın gece saat 02.30 sularında başında kar maskesi ile katılana ait eve girdiği, sehpa üzerinde bulunan bıçağı alarak katılana para vermesini vermezse öldüreceğini söyleyerek korkuttuğu, bunun üzerine katılanın sanığa 1.600,00 TL para verdiği, sanığın parayı aldıktan sonra 34 .. .... plakalı araçla olay yerinden Başköy istikametinden Kurucaşile istikametine doğru hareket ettiği iddiasıyla sanık ... hakkında kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında olay gecesi suçun işlendiği yer olan İlyasgeçidi köyüne hiç gitmediğini, tüm gece boyunca Kurucaşile'de olduğunu belirtmiş, tanık K.V., o gece A.C., O. ve sanık ... ile aynı evde kaldıklarını, gece 01.00'de sanıkla evden dışarı çıktıklarını, kendisinin ailesinin evine gittiğini sanık ile o sırada 1 saat kadar ayrıldıklarını daha sonra sanığın gelip kendisini aldığı ardından 1 saat kadar bir sure Kurucaşile tarafında dolaştıkları ve ardından arkadaşları ile kaldıkları eve tekrar döndüklerini ifade etmiş,
Tanık A.C., K.V. ile sanık ...'in gece 01.00 sıralarında evden dışarı çıktıklarını, gece 03.00 sıralarında tekrar eve geldiklerini belirtmiş, K.V.Ö.'nün kovuşturma aşamasında da değişmeyen ifadesi ile tanık A.C.A.'nın soruşturma aşamasındaki beyanına itibar edilerek sanığın dışarda olduğu saatlerin katılanın ikametinde gerçekleşen yağma suçunun işlendiği saatlerle uyumlu olduğu anlaşılmış,
Sanığın bulunduğu yer olan Kurucaşile ile suçun işlendiği yer olan İlyasgeçidi köyü güzergahı üzerinde bulunan yerleşkelerin sırasıyla Kurucaşile-Kapısuyu Köyü-Yeniköy köyü-İlyasgeçidi köyü-OLAY YERİ-Başköy Köyü-Cide ilçesi şeklinde olduğu, olay tarihinde sanığın kullandığı telefonun baz istasyon bilgilerinin 01.14-02.11 saatleri arasında Başköy köyünü göstediği, bu saatlerden önce ve sonra ise Kurucaşile ilçe merkezini gösterdiği, bu suretle sanığın suçun işlendiği saatlerde suç mahallinde olduğu anlaşılmış,
Yine HTS kayıtları uyarınca sanığın Kurucaşile'den yola çıkarak suç mahaline gelerek eylemi gerçekleştirdiği, daha sonra ise aynı güzergahtan Kurucaşile'ye geri döndüğünün anlaşıldığı bu tespitin sanığın olay gecesi ikamet ettiği ve dosya kapsamında tanık sıfatı ile ifadesi alınan A.C.A'ya ait evden ayrıldığı ve sonrasında tekrar eve geldiği şeklindeki kronolojiyle uyumlu olduğu görülmüş,
Sanık üzerinde çıkan paralar yönünden yaptığı savunmada bu paraları A.T'nin aldığını beyan ettiği, tanık A.T'nin sanığa yakın zamanda para vermediğini belirttiği, sanığın o gece evde beraber kaldığı arkadaşları tanıklar ise sanığın üzerinde yüklü para olmadığını olduğunda hep beraber parayı harcadıklarını belirtmişler,
Olay gecesi katılan sanığı tarif ederken boy, kilo ve kıyafet renkleri yönünden yaptığı açıklama ile tanık ... 'in o gece sanığın üzerindeki kıyafetleri tarifinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmış,
Sanığın 34 .. .... plakalı aracı olay günü kiraladığı tespit edilmiş, aracın Kurucaşile ilçesi ile olay mahalli güzergahında bulunan Kapısuyu köyünde kamera kayıtlarında 01.48'de bir aracın Kurucaşile istikametinden Cide İlçesi istikametine, 02.24'te ise aynı aracın Cide İlçesi istikametinden Kurucaşile istikametine gittiği, bu aracın kamera görüntülerine göre sağ arka park lambasının yanmadığı, yapılan incelemede sanığın kiraladığı 34 .. .... plakalı aracın da sağ arka park lambasının yanmadığının tespit edildiği, bu suretle olay yeri istikametine gidip gelen araç olduğu anlaşılan 34 .. .... plakalı aracın katılanın beyanları ile uyumlu istikamete gittiği ve geliş ve gidiş saatlerinin de suç saati ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Yine olayın ertesi günü sanığın 600,00 TL'lik kiralık araç ücreti ödemesini de suçtan elde ettiği para ile yaptığı düşünülmüş, suçun tüm bu deliller ve tanık beyanları ile sanık tarafından işlendiği sübut bulmuştur.
Tüm dosya kapsamından;
-Sanığın katılanın evine gece 02.00 sularında girdiği tespit edilmekle gece vakti,
-Sanığın yüzünde kar maskesiyle eve girmekle kişinin kendisini tanınmayacak bir hale sokması suretiyle,
-Eve girdiğinde sehpa üzerindeki bıçağı alarak silahla,
-Katılanın yaşı göz önüne alındığında beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
-Sanığın katılana ait ikamete girmekle konutta yağma suçunu işlediği anlaşılmakla TCK 149. maddesinin birden fazla nitelikli haline uygun bu haliyle sanığın takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezasının geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alındığında takdiri indirim uygulanmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Olaya ilişkin katılan, sanık ve tanık beyanları tespit edilmiştir.
3.Sanığın kullanımındaki telefona ait HTS kayıtları tespit edilmiş, buna ilişkin bilirkişi raporu temin edilmiştir.
4.Teşhis işlemi yaptırılmış ancak katılan sanığı teşhis edememiştir.
5.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, "Her ne kadar mahkemece; sanığın olay gecesi suçun işlendiği yer olan İlyasgeçidi köyüne hiç gitmediğini, tüm gün boyunca Kurucaşile'de olduğunu beyan ettiği, tanık K.V.'nin de o gece A.C., O. ve sanık ... ile aynı evde kaldıklarını gece 01.00'de sanıkla evden çıktıklarını, kendisinin ailesinin evine gittiğini, sanık ... ile o sırada bir saat kadar ayrıldıklarını daha sonra sanığın gelip kendisini aldığını, ardından bir saat kadar bir süre Kurucaşile tarafında dolaştıklarını ardından arkadaşlarıyla kaldıkları eve tekrar döndüklerini ifade ettiği, yine aynı evdeki tanık A.C.'nin K.V. ile sanık ...'in gece 01.00 sıralarında evden çıktıklarını gece 03.00 sıralarında tekrar eve geldiklerini belirttiği bu suretle sanığın dışarıda olduğu saatlerin katılanın ikametinde gerçekleşen yağma suçunun işlendiği saatlerle uyumlu olduğu, sanığın bulunduğu yer alan Kurucaşile ile suçun işlendiği yer olan İlyasgeçidi köyü güzergahı üzerinde bulunan yerleşkelerin sırasıyla Kurucaşile - Kapısuyu köyü - Yeniköy köyü - İlyasgeçidi köyü - Başköyü - Cide ilçesi şeklinde olduğu, olay günü telefonun kullandığı baz istasyon bilgilerinin 01.14 - 02.11 saatleri arasında Başköy köyünü gösterdiği, bu saatlerden önce ve sonra ise Kurucaşile ilçe merkezini gösterdiği bu suretle sanığın suçun işlendiği saatlerde suç mahallinde olduğunun tespitlendiği, yine HTS kayıtlarının uyarınca sanığın Kurucaşile'den yola çıkarak suç mahalline gelerek eylemi gerçekleştirdiği daha sonra ise aynı güzergahtan Kurucaşile'ye geri döndüğünün anlaşıldığı, bu tespitin sanığın olay gecesi ikamet ettiği ve dosya kapsamında tanık sıfatıyla ifadesi alınan A.C.A.'ya evden ayrıldığı ve sonrasında tekrar eve geldiği şeklindeki kronolojiyle uyumlu olduğu, sanık üzerinden çıkan paralar yönünden yaptığı savunmasında bu paraları A.T.'den aldığını beyan ettiği, tanık A.'nın sanığa yakın zamanda para vermediğini ifade ettiği, sanığın o gece evde beraber kaldığı arkadaşları tanıklar ise sanığın üzerinde yüklü para olmadığını, olduğunda hep beraber harcadıklarını beyan ettikleri, olay gecesi katılan sanığı tarif ederken boy, kilo ve kıyafet renkleri yönünden yaptığı açıklama ile tanık ...'in o gece sanığın üzerindeki kıyafetleri tarifinin birbiriyle uyumlu olduğu, sanığın 34 .. .... plakalı aracı olay günü kiraladığı tespit edilmiş, aracın Kurucaşile ilçesi ile olay mahalli güzergahında bulunan Kapısuyu köyünde kamera kayıtlarında 01.48'de bir aracın Kurucaşile istikametinden Cide İlçesi istikametine, 02.24'te ise aynı aracın Cide İlçesi istikametinden Kurucaşile istikametine gittiği, bu aracın kamera görüntülerine göre sağ arka park lambasının yanmadığı, yapılan incelemede sanığın kiraladığı 34 .. .... plakalı aracın da sağ arka park lambasının yanmadığının tespit edildiği, bu suretle olay yeri istikametine gidip gelen araç olduğu anlaşılan 34 .. .... plakalı aracın katılanın beyanları ile uyumlu istikamete gittiği ve geliş ve gidiş saatlerinin de suç saati ile uyumlu olduğu, ayrıca olayın ertesi günü sanığın 600,00 TL'lik kiralık araç ücreti ödemesini de suçtan elde ettiği para ile yaptığının düşünüldüğü gerekçeleriyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki tüm beyanlarında suçlamayı kabul etmediğini olayın olduğu iddia edilen İlyasgeçidi köyüne olay tarihinde gitmediğini beyan ettiği, sanığın yağma olayını gerçekleştirdiğine dair çevrede de olay yerini gösterir mobesa kayıt sistemi veya başkaca bir güvenlik kamerasının tespit edilemediği, tanıklar H.A. ile U.A'nın olayın hemen akabinde katılan ...'nin yanına gittikleri sırada etrafta herhangi bir şekilde dolaşan şahıs ve araç görmediklerini beyan ettikleri, olayı gören başkaca görgü tanığının da bulunmadığı, olay yerinde sanığa ait herhangi bir parmak izine rastlanılmadığı, kaldı ki sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen aracın katılana ait evin çevresinde bulunduğunun tespit edilmesinin ayrıca HTS kayıtlarının incelenmesi sonucu sanığın kullanmakta olduğu cep telefonu hattının Başköy ve Kurucaşile ilçe merkezlerinde sinyal verdiğinin belirlenmesinin mahkumiyete yeterli delil oluşturmayacağı, ayrıca tanık ...'nin 3-4 gün önce sanığa 600,00 TL verdiğini, tahminen 10 gün öncede 250,00 TL ve 350,00 TL olmak üzere toplamda 600,00 TL para verdiğini, yakın zamanda ve suç tarihinde sanığa yüksek miktarda borç para vermediğini beyan ettiği, yine katılan ile tanık ...'in sanığın bir kısım kıyafetlerinin tarifinin uyumlu olmasının da sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil kabul edilemeyeceği, olayın ertesi günü sanığın 600,00 TL'lik kiralık araç ücretini ödediği paranın suçtan elde edilen para olduğuna yönelik herhangi bir delil elde edilemediği, sanığın aşamalardaki beyanlarında ısrarla katılanın evinden yağma yapmadığını beyan etmesi ve şu aşamada sanığın üzerine atılı yağma eylemini gerçekleştirdiğini ispata yönelik olarak yapılacak herhangi bir araştırma da bulunmadığının anlaşılması karşısında, ceza yargılama hukukumuzun "vicdani delil sistemi" üzerine kurulu olması, vicdanı kanaatin ise, hakimin duygu ve düşünceleri değil; somut, objektif, makul, mantıklı ve amaca elverişli gerçek deliller üzerine inşa edilmesi gerektiği, hukuki meselenin çözümünde varsayımlar, genellemeler ve karineler kullanılamayacağı, vicdani ispat sisteminde mahkumiyet kararı verilebilmesinin ... ölçütünün, maddi gerçeğin belirlenmesi noktasında her türlü şüpheden arınmış vicdani kanaat olduğundan, vicdani kanaate ulaşılması için ise, şüphenin yenilmesi zorunluluğu bulunduğu, bunda başarılı olunamaması halinde, ceza hukukunun genel ilkesi gereğince, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğinden; dava konusu olayda, sanığın soruşturmanın en başından beri katılanın evinden yağma eylemini gerçekleştirmediğini savunduğu, sanığın bu savunmalarının aksini gösterir eylemi gerçekleştirdiğine dair başkaca da herhangi bir delil bulunamadığı, buna göre, sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediği hususunun şüpheli kaldığı ve şüphenin yargılama safahatı içerisinde giderilemediği, bu suretle sanığın inkara yönelik savunmasının aksinin kanıtlanamadığı, üzerine atılı yağma suçunu işlediğine dair yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle, sanığın beratine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiş," gerekçesiyle duruşma açmaksızın sanığın beraatine karar verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/2270 E, 2021/919 K. sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bartın Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.