Suça sürüklenen çocuk hakkında, 6222 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen soruşturma neticesinde önödeme nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk velisi tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/7514 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.09.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/124683 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/124683 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun kendisine ait ... ile yaşı büyük şüphelinin Fenerbahçe-Kasımpaşa arasında gerçekleşen futbol müsabakasına giriş yapmasını sağlaması
nedeniyle 6222 sayılı Kanun gereğince spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına ve taraftarı olduğu takımın müsabaka yapacağı gün bulunduğu yere en yakın polis merkezi amirliğine başvurmasına ilişkin tedbir kararı verilmesini takiben yürütülen soruşturma evresi sonunda önödeme nedeniyle bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ancak bahse konu tedbir kararının devam edip etmeyeceğine ilişkin bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında,
6222 sayılı Kanun'un 18/3. maddesinde yer alan, " (3) Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.
" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile birlikte söz konusu tedbirin devam edip etmeyeceğine ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar kanun yararına bozma ihbarnamesinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile tedbirin devam edip etmeyeceğine ilişkin karar verilmesi gerektiğinden bahisle İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/7514 D.İş sayılı kararının bozulması istenmiş ise de, 6222 sayılı Kanun'un 18/3. maddesinde yer alan "Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir." şeklindeki, 18/5. maddesindeki "Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri; a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi, ... halinde derhal kaldırılır." şeklindeki ve 18/6. maddesindeki "Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren; önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir." şeklindeki düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, koruma tedbiri olarak uygulanmaya başlayan yasaklama kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından her zaman kaldırılmasına karar verilebileceği, bu şekilde Cumhuriyet savcısı kaldırılmadığı takdirde ise önödemede bulunulduğu tarihten itibaren 1 yıl süreyle uygulanmaya devam edeceği, bu itibarla soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ayrıca yasaklama kararının devam edip etmeyeceği hususunda bir karar verilmesinin zorunlu olmadığı anlaşılmakla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.