HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli kararı ile;
i- Sanık ... hakkında şikâyetçi ... ve katılan ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan 2 defa 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
ii- Sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
iii- Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2. Yargıtay 6 . Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle,
bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile;
i- Sanık ... hakkında şikâyetçi ... ve katılan ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 defa 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
ii- Sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
iii- Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
1. Sanıkların temyiz istemleri özetle; suçun sübutuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, iştirak hükümlerinin yanlış uygulandığına, sanık ... hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
1. Sanıklar ..., ... ve temyiz istemi reddedilen ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve be çerçevede sanıklar ... ve ...’ın şikâyetçi ...'in galerisine giderek 1 adet traktörün 14.250,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıkları ve şikayetçiye 1 adet bono verdikleri, aynı gün sanık ...'ın şikâyetçiyi arayarak, kendilerinde başka bir traktör olduğunu, bedel yerine bu traktörü takas etmeyi teklif ettiği, aradaki farkın nakit olarak ödenmesini talep ettiği ve gerçekte olmayan traktöre ilişkin fotoğraflar gönderdiği, şikayetçinin de bu teklifi kabul ettiği ve 15.825 TL parayı sanık ...'nın verdiği hesaplara gönderdiği, sanık ...'nın bu süreçte sanık ...'ı kamyon şoförü olarak şikâyetçiye bildirdiği ve sanık ...'ın şikayetçi ile telefonla görüşmeye başladığı, aslında hiç olmayan traktörü kamyona yükleyerek getirdiği şeklinde şikâyetçiyi oyaladığı, bu şekilde sanıklar ..., ... ve ...'nın dolandırıcılık suçunu işledikleri,
2. Sanıklar ..., ... ve temyiz istemi reddedilen ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve be çerçevede sanık ...'ın katılanlar ... ve ...'ye kendisini traktör ticareti ile uğraşan kişi olarak tanıttığı ve katılanların sattığı 16 SB ... plakalı traktörün alımı konusunda anlaştıkları, sanık ...'nın bu traktör karşılığında 10.000,00 TL nakit para ile kendisinde olduğunu iddia ettiği başka bir traktörü vermeyi teklif ettiği ve katılanların da bu teklifi kabul ettikleri, bu anlaşma sonrasında sanık ...'nın başka bir traktörün de katılanlara 24.500,00 TL bedelle satımını teklif ettiği, katılanların bu teklifi de kabul ettikleri ve 20.500,00 TL parayı sanık ...'ya transfer ettikleri, ayrıca 16 SB ... plakalı traktörü de nakliye ile sanığa gönderdikleri halde sanığın diğer traktörleri göndermediği, sanık ...'nın bu süreçte sanık ...’i kamyon şoförü olarak şikâyetçiye bildirdiği ve sanık ... ile birlikte olan sanık ...'in ...'ın telefonu aracılığıyla şikâyetçi ile telefonla görüşmeye başladığı, aslında hiç olmayan iki traktörü kamyona yükleyerek getirdiği şeklinde şikayetçiyi oyaladığı, bu şekilde sanıklar ..., ... ve ...'un dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek cezalandırılmalarına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle, Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2. Mahkemece sanıklar hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirilip, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2. Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirilip, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile bozma sebebi dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Sanığın 16.03.2021 tarihli celsede diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte zararı gidermek için süre istemiş olması, zararın da celse arasında sanık ... tarafından giderilmiş olması, bu haliyle sanık ...'ın da zarar giderme iradesi göstermesine rağmen ortada giderilecek bir zarar bulunmaması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle, Sanıklar ... ve Zeynel Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.