SAYISI: 2019/1303 E., 2021/880 K.
Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/10 Esas, 2019/119 sayılı kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/10 Esas, 2019/119 sayılı kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafi ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2019/1303 Esas, 2021/880 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanıklar hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi özetle ;
1-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2-Bank Asya'ya talimatla para yatırılmadığına,
3-Sanıkların sohbet toplantılarına katılmadığına,
4-Alt sınırdan indirim uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna,
5- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi
1-Sanıklar hakkında mahkumiyet kararı kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğuna,
2-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık ...'nın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı, sanık ... hakkında atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanıkların eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Sanıklar müdafi ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,
ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan, Bank Asya hesabını rutin olarak kullanan sanıkların, dosya kapsamında yer alan tanık beyanları ve savunmalarına göre de örgütün nihai amacının kamuoyunca bilinebilir hale geldiği döneme kadar örgütsel içeriği kanıtlanamayan sohbet toplantılarına katılması dışında örgütün operasyonel eylemlerinden sonra örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanıkların eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı suçtan sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 61 ve 3 üncü maddesinin birinci fıkralarında düzenlenen ölçüt ve ilkeler çerçevesinde suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, suçtan sonraki davranışları, güttüğü amaç ve saik ile, sübutu kabul edilen eylemin niteliği de gözetilerek, tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 220 inci maddesinin yedinci fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun üst sınırdan indirim yapılarak sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafi ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2019/1303 Esas, 2021/880 sayılı kararı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Muğla 3.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.