Hükümlülük, erteleme, müsadere, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
CMK’nun 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2017 tarih ve 2015/8-268 Esas – 2017/124 Karar sayılı; 17.01.2017 tarih ve 2015/15-536 Esas - 2017/14 Karar sayılı; 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 Esas - 2016/99 sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasınının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayacaktır. Kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise, denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında 27.10.2010 tarihinde işlediği 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının Derik Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılaması sonucunda, 06.10.2011 tarih ve 2011/50 Esas, 2011/56 Karar sayılı kararıyla kamu zararının taksitler halinde ödenmesi koşuluyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suçtan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na tebliğ edilmeksizin 12.11.2011 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde Cumhuriyet Savcılığı’nın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın infaz edilememesi nedeniyle bildirimde bulunması üzerine, yapılan yargılama sonucunda temyiz incelemesine konu 25.03.2014 tarihli hükmün kurulduğu,
Sanığın üzerine atılı suçun tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan kurum olan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Derik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.10.2011 tarih ve 2011/50 Esas, 2011/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmemiş olması karşısında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamadığı, dava zamanaşımının durmasının ve kesilmesinin de söz konusu
olmadığı, dava zamanaşımını kesen en son işlemin ise, sanığın savunmasının alındığı 26.04.2011 tarih olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 26.04.2011 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmadığından temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 10.12.2019 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Düşünce)
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.10.2011 tarihli kararın suç tarihi itibariyle suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na gerekçeli karar tebliğ edilmeden 12.11.2011 tarihinde kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 06.10.2011 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile süresi içerisinde sanığın zararın ödenmesi koşulunu yerine getirmediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin 25.03.2014 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 06.10.2011 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 25.03.2014 tarihli kararının bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.10.12.2019