KABAHAT: 1618 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 1618 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 5.116,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Trabzon 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/1069 D.İş sayılı kararı ile başvurunun kabulü ile kabahatliye uygulanan idari para cezasının kaldırılmasına karar verildiği, idarenin bu karara itirazı üzerine de Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/2674 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.06.2022. tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/85913 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve KYB - 2022/85913 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1618 sayılı Kanun’un 30/1. maddesinde yer alan “Bakanlıktan belge almaksızın bu Kanun uyarınca seyahat acentalarının yapabileceği faaliyetlerde bulunanlar hakkında, 29 uncu maddede belirtilen idarî soruşturmadan ayrı olarak, mülki amir tarafından ikibin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Somut olayda, Trabzon Havaalanında yapılan denetimler sonucunda muteriz ... hakkında bakanlıktan belge almaksızın veya şube izin belgesi bulunmaksızın seyahat acenteliği faaliyeti yapılması sebebiyle idari yaptırım uygulandığı anlaşılmakla, muterize ait işletme ruhsatı, SGK kayıtları getirtilip Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan muteriz adına düzenlenen izin ve yetki belgesi bulunup bulunmadığı hususu araştırılmadan başvuru hakkında karar verildiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310. maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.
Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.
Delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konularda Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel Kurulu gerekse daire kararlarıyla kabul edilmiştir.
Bu itibarla delillerin takdiri ile kabahatin oluşmadığına dair mahkemenin kabul ve takdirine yönelik kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.