SAYISI: 2018/999 E., 2019/858 K.

Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli, 2017/615 Esas, 2018/80 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.12.2019 tarihli 2018/999 Esas, 2019/858 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.ByLock delilinin hukuka aykırı olarak elde edildiği ve hükme esas alınamayacağına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının gelmediğine, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun ispat edilemediğine,

2. ByLock sistem sorgu tasnif tutanağı ile sanığın yeniden ByLock sorgusu yapıldığına ve kaydının bulunmadığının tespit edildiğine,

3.Dernek üyeliğinin mahkumiyete esas alınamayacağına,

4.Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığına ve söz konusu örgüte üyelikle ilgili olarak sanık hakkında somut, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı hiçbir delil bulunmadığına,

5.Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle,
İlgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, temini halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekli kişilerin kimlik bilgilerinin tespiti ile beyan yada ifadelerinin dosya arasına getirtilmesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2021 ve 06.03.2021 tarihli yazıları ekinde dosyaya gönderilen, sanığın L.Ç isimli şahsın ByLock içeriklerinde ismi geçtiğine ilişkin tutanak ile Kayseri avukatlarından sorumlu mahrem imam olduğu değerlendirilen Y.P isimli şahıs ile telefon irtibatının bulunduğuna ilişkin evrakların duruşmada sanık ve müdafiine okunması, L.Ç ve Y.P isimli şahısların ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, beyan veya ifade sahibi şahıslar ile sanıkla aynı dosyada yargılaması yapılan ve sanıkla ilgili olarak beyanlarda bulunan H.B nin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.12.2019 tarihli 2018/999 Esas, 2019/858 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.