Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın erken tahliyesi nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Davalı kiracı tarafından da süresinde açılan karşı dava ile faydalı masrafların tahsili istenmiştir. Mahkemece, davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacının karşı davadaki faydalı masrafların değerine ilişkin, davalının ise asıl davada taşınmazın yeniden kiraya verildiğine ilişkin temyizine gelince; Davacı - kiraya veren vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki 01.09.2003 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi ile bitişik iki dükkanın araç alım satım işi için kullanılmak üzere davalıya kiraya verildiğini, 01.09.2006 tarihinde davalı kiracının taşınmazları tahliye ettiğini, son olarak ödenen kiranın aylık 1100 TL olduğunu, taşınmazın yeniden kiraya verilemediğini belirterek altı aylık boş kaldığı süreye ilişkin kira bedeli olarak 6600 TL'nin tahsiliyle yeniden kiraya verileceği tarihe kadar geçecek süreye ait kira alacağının tespitini istemiştir. Davalı, kira ilişkisinin karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise kiralananlara aliminyum profil ve cam masrafı yaptığını, ibraz ettiği faturaya göre bu işler için 11805,76 TL ödediğini belirterek 11805,76 TL faydalı masrafın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece sekiz aylık makul süre üzerinden belirlenen 8800 TL alacağının davalıdan tahsiline, karşı davanın kabulü ile 11805,76 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte kiraya verenden alınarak kiracıya verilmesine karar verilmiştir.
Asıl dava yönünden mahkemece keşif yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın yeniden kiraya verileceği sürenin sekiz ay olarak kabulü suretiyle sonuca gidilmişse de davalının talebi üzerine kolluk birimlerine yazılan müzekkereye verilen 18.11.2011 ve 10.01.2012 tarihli cevabi yazılarda 2006 yılının dokuzuncu ayından geçerli olmak üzere kiralanan işyerlerinde başka kiracıların bulunduğu belirtilmiştir. Kiralananların 01.09.2006 tarihinde davalı tarafından tahliye edildiği uyuşmazlık konusu olmadığına göre aynı tarihte başkalarına kiralandığının tespit edilmesi durumunda davacı -kiraya verenin erken tahliye nedeniyle bir zararı oluşmayacağından asıl davanın reddedilmesi gerekecektir.
Bu nedenle kolluk tarafından bildirilen cevabi yazılar üzerinde durularak bu konuda davalı kiracının diğer delilleri de değerlendirilerek kiralanan taşınmazların tahliyeden sonra başkalarına kiralanıp kiralanmadığı net bir şekilde belirlendikten sonra asıl dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca asıl davada davacının talebi erken tahliye nedeniyle uğranılan zarar karşılığı altı aylık kira bedeli olan 6600 TL nin tahsili istemine ilişkindir. Harç da bu miktar üzerinden ödenmiştir. Her ne kadar davacı vekili duruşmadaki beyanında kira süresinin sonuna kadar 28800 TL'nin tahsilini istemiş ise de, harcı ödenerek ve usulünce yapılmış bir ıslah beyanı bulunmadığından, bu yöndeki talebi sonuç doğurucu nitelikte değildir. Bu durumda mahkemece davacının dava dilekçesindeki talebi aşılarak 8800 TL'nin tahsiline karar verilmiş olması da hatalıdır.
Karşı davaya gelince; karşı davacı kiracı tarafından kiralanana yapılan aliminyum profil ve cam masrafı olarak 11805,76 TL'nin talep edildiği, mahkemece de kiracının ibraz ettiği fatura miktarlarına göre karşı davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Kiralanan taşınmazlara değer kattığından bu masrafların tahsiline karar verilmesinde bir yanlışlık yoktur. Ne var ki imalatların yapıldıkları tarihteki değerinin bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek yıpranma payı da düşülmek suretiyle belirlenen değer üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiracı tarafından ibraz edilen fatura miktarına göre karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.