SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/404 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
1. Sanık müdafinin temyiz istemi, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, nitelikli dolandırıcılık suçundn mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Sanığın, mağdur ...'tan 2000 TL lik biber aldığı, 400 TL sini peşin verdiği, kalan borç için ise bir ay sonra davaya konu çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşılması üzerine kalan borcunu nakit olarak mağdura ödediği anlaşılmıştır.
2. Sanık çekin sahte olduğunu bilmediğini, dolandırıcılık kastı olmadığını beyan etmiştir.
3. Davaya konu çek aslı adli emanetin 2014/945 sırasına kaydedilmiştir.
4. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 27.11.2015 tarihli raporunda, çekin tamamen sahte olduğu ve aldatma niteliği bulunduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkeme çek aslını incelemiş zapta geçirmiştir.
6. Mahkeme sanığın önceden doğan borcuna karşılık çeki verdiği ayrıca dolandırıcılık kastıyla hareket etmediği kabulü ile nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise mahkumiyetine karar vermiştir.
1. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp kaza yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarını uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyundaki kişiler yönünden uygulanmayacağı hususunun ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin diğer uygulamaların, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte bilahare infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/404 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.