SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, ayrıca söz konusu suçun 7188 sayılı Yasa kapsamında miktar sınırı olmaksızın temyiz edilebileceğine dair bir düzenleme de bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan suçlardan kurulan hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2017/116 Esas, 2019/697 sayılı Kararı İle
Sanık ... hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, ek 5 inci maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin bir, iki ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 2083 gün adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin bir, iki ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 8 ay 5 gün hapis ve 520 gün adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Sanık ... hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin bir, iki ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 250 gün adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Sanık ... hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin bir, iki ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının yollamasıyla altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 250 gün adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
B.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/1768 Esas, 2020/1503 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarına yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının;
"Sanık ... hakkında ''6136 sayılı Kanuna muhalafet'' suçundan kurulan hükme ilişkin gerekçe bölümündeki 6136 sayılı Kanun'un EK 5 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların ve hüküm fıkrasındaki sanığın cezasının anılan Kanun'un EK 5 inci maddesi ile artırılmasına ilişkin bölümün çıkartılması ve bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi, sanığın cezasında 3713 sayılı Kanun 5/1 inci maddesi gereğince artırım yapılan bölümde yer alan "...18 yıl hapis ve 2500 gün adli para cezası...' ibareleri çıkartılarak yerine "...9 yıl hapis ve 1500 gün adli para cezası..." ifadelerinin yazılması, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı bölümde yer alan "...15 yıl hapis ve 2083 gün adli para cezası..." ibareleri çıkartılarak yerine "...7 yıl 6 ay hapis ve 1250 gün adli para cezası..." ifadesinin yazılması ve adli para cezasının tutarının belirlendiği bölümdeki "...2083 gün karşılığı olarak toplam 41660 TL Adli para cezası..." ifadesi çıkartılarak yerine "...1250 gün karşılığı olarak toplam 25000 TL adli para cezası..." ifadesinin yazılması,
Sanık ... hakkında "tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma" suçundan kurulan hükme ilişkin gerekçe bölümündeki TCK'nın 43/1 ve 3713 sayılı Kanun 5/2 nci maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısımların ve hüküm fıkrasındaki sanığın cezasının TCK'nın 43/1 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/2 nci maddeleri ile artırıldığı bölümlerin çıkartılması, sanığın temel cezasının TCK'nın 174/1 inci maddesi ile artırıldığı bölümden sonra gelmek üzere "sanığın eylemini suç işlemek için teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemiş olması nedeniyle cezasının suç tarihi itibarıyla sanık hakkında uygulanması zorunlu olan TCK'nın 174/2 nci maddesi ile 1 kat artırılması ile sanığın 10 yıl hapis ve 600 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," cümlesinin yazılması, sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı bölümde yer alan "... "...8 yıl 8 ay 5 gün hapis ve 520 gün adli para cezası..." ibareleri çıkartılarak yerine "...8 yıl 4 ay hapis ve 500 gün adli para cezası..." ifadesinin yazılması, adli para cezasının tutarının belirlendiği bölümdeki "...520 gün karşılığı olarak toplam 10400 TL adli para cezası..." ifadesi çıkartılarak yerine "...500 gün karşılığı olarak toplam 10000 TL adli para cezası..." ifadesinin yazılması ve bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi,
Sanıklar hakkındaki gerekçeli karar başlığında, suç tarihine ilişkin bölümdeki "01.01.2017" ibaresi çıkartılarak yerine, 02.01.2017 (sanık ...'nin tüm suçları), 03.01.2016 (Sanık ...'ın üyelik suçu), 13.01.2017 (Sanık ...'ın üyelik suçu) ve 15.11.2016 (sanıklar ... ve ...'ın patlayıcı madde bulundurma suçları) ibarelerinin yazılması,
Sanıklar hakkında tüm suçlarla ilgili hüküm fıkralarında tekerrür hükümlerinin uygulandığı bölümlerde yer alan "...58/6-7..." ibarelerinin çıkartılması"
suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Soruşturma aşamasında alınan gizlilik kararı nedeniyle adil yargılama hakkının ortadan kaldırıldığına, soruşturmanın tamamen polis marifetiyle yaptırıldığına, müvekkilin tutuklama aşamasına kadar avukat yardımından yararlandırılmadığına, kolluğun müdafii olmadan ifade aldığına, kolluk beyanının CMK'nın 148/4 üncü maddesine aykırı olduğuna, sulh ceza sorgusunun hukuka aykırı olduğuna, müvekkil lehine olan delillerin toplanmadığına, mahkemenin duruşmada tartışılmayan delillere dayandığına, olay yeri tespit tutanağının müvekkile sorulmadığına, mühimmatlar üzerinde müvekkile ait parmak izi çıkmadığına, olay yeri tespit tutanağını düzenleyenlerin tanık olarak dinlenmediklerine, olay yeri tespit tutanağının belirleyici delil olduğuna, SSÇ ...'ın beyanlarının soyut olduğuna, beyanlarından döndüğüne, müvekkilin üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delile rastlanılmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkemece eksik araştırma yapıldığına, müvekkilin silah ve mermiler üzerinden parmak izi çıkmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
B.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Soruşturma aşamasında alınan gizlilik kararı nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğine, soruşturmanın bağımsız ve tarafsız soruşturma kurumu yerine bütünüyle kolluk eliyle yaptırıldığına, tutukluluk halinin devam kararlarının tebliğ edilmediğine, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız ve sanık ve müdafinin yokluğunda yapıldığına, iddianamenin hukuka aykırı düzenlendiğine, CMK'nın 170 inci maddesindeki unsurların bulunmadığına, müvekkilin diğer sanıklarla aynı durumda olmasına rağmen sadece müvekkilin en üst sınırdan cezalandırıldığına, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, uzmanlık raporlarında müvekkilin parmak izinin çıkmadığına, olay tutanağında suça konu malzemelerin taşınmazın hangi tarafından dışarıya atıldığı kim tarafından atıldığı, olayı görenin görüş mesafesinin ne kadar olduğu, görgü tanığının iddia edilen olaya vuku olan suç aletinin içinde yer aldığı torbanın dışarıya atıldığı zaman diliminin günün hangi saatlerine denk geldiği, torbanın dışarıya atıldığı yer ile olay tutanak tanıklarının bulunduğu yer arasındaki mesafenin ne kadar olduğunun tespit edilmesi gerekirken, sayın mahkeme tarafından bu hususların hiçbirini araştırılmadan, hukuka aykırı bir şekilde müvekkilin cezalandırılmasına karar verildiğine, müvekkilin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin kanıya varılamadığına, SSÇ'nin işkence altında beyanlarının alındığına, ifadesinin usule uygun alınmadığına, patlama olayına ilişkin kamera kayıtlarında fiziksel özellikleri bakımından müvekkile benzeyen kimsenin olmadığına, ...'ın beyanlarının da işkence altında alındığına, tanık ...'ın beyanlarının müvekkili doğruladığına, ... ve ...'ın beyanlarının çeliştiğine, ...'ın beyanlarında müvekkilinin ... köyüne gittiğini ve bir köprü de buluştuklarını iddia ettiğini ancak HTS kayıtları ile böyle bir durumun olmadığının açıkça ortada olduğuna, ayrıca yine ... isimli şahıs müvekkilin elinde bulundurduğu ve bir süre sonra başka bir şahsa verdiğini beyan ettiği kitaplar üzerinde yapılan svap incelemesinde herhangi bir parmak izine rastlanmadığının açıkça görüldüğüne, kollukta yapılan teşhisin usule aykırı olduğuna, ayrıca bahse konu ekmek fırını emniyet binasının yanında olduğu gibi gerek kendi kamera sistemi gerekse de emniyetin ve bulunduğu yerde mevcut olan mobese kameralarının incelenmediğine, ... isimli şahsın beyanında müvekkilin ... ile sürekli telefonda görüştüğünü beyan ettiğine, basit bir araştırma sonucunda müvekkil ile ... arasında telefon görüşmesinin olup olmadığını ispatlanabilirken hiçbir çalışma yapılmadığına, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
C.Sanık ... müdafilerinin temyiz istemi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi kararında sadece sanık ... hakkında fazla ceza tayini olduğunu belirtmiş olup aynı sebeple fazla ceza tayini yapılan müvekkil hakkında karar vermemesinin açık bir şekilde Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığına, müvekkilin olaya karıştığına dair dosyada somut bir delil olmadığına, SSÇ ...'ın beyanlarının usule aykırı alındığına, ...'ın beyanlarının da işkenceyle alındığına, dosyada yer alan doktor raporlarının da bunu doğruladığına, yerel mahkemenin ... ve ...'ın kolluk beyanlarına neden üstünlük tanıdığını gerekçesinde belirtmediğine, mahkemenin hükme esas aldığı delilleri mahkemede tartışmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilin beraat etmesi gerektiğine, gizlilik kararıyla sanığın soruşturma aşamasında savunma hakkının ihlal edildiğine, soruşturmanın bağımsız ve tarafsız soruşturma kurumu yerine bütünüyle kolluk marifetiyle yürütüldüğüne, tutukluluk devam kararlarının sanığa tebliğ edilmediğine, tutukluluk devam kararlarının sanık ve müdafinin yokluğunda yapıldığına, iddianamenin CMK'ya aykırı düzenlendiğine, kovuşturma safhasında müvekkil sanık ile aynı dosyada yargılanan diğer sanıkların hukuki pozisyonları aynı olmasına rağmen müvekkil sanığın en üst sınırdan ceza aldığına, olay yerinde elde edilen sanığa ait tek bir parmak izi, üzerinde parmak izinin bulunduğuna dair bir silah ve patlayıcı maddeye rastlanmadığına, olay tutanağında suça konu malzemelerin taşınmazın hangi tarafından dışarıya atıldığı kim tarafından atıldığı, olayı görenin görüş mesafesinin ne kadar olduğu, görgü tanığının iddia edilen olaya vuku olan suç aletinin içinde yer aldığı torbanın dışarıya atıldığı zaman diliminin günün hangi saatlerine denk geldiği, torbanın dışarıya atıldığı yer ile olay tutanak tanıklarının bulunduğu yer arasındaki mesafenin ne kadar olduğunun tespit edilmesi gerekirken, sayın mahkeme tarafından bu hususların hiçbirini araştırılmadan, hukuka aykırı bir şekilde müvekkilin cezalandırılmasına karar verildiğine, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilin beraat etmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"...Sanık ...'ın Muradiye Belediyesine ait fırında çalışmaya başladığı, fırında çalıştığı zaman diliminde, ... isimli bir kişinin fırına sıkça gelip gitmesi ve diğer sanıklar ... ve ... ile konuşmaları neticesinde fırında çalışanların PKK terör örgütü ile irtibatlı olduğunu sanığın fark ettiği, 2016 yılının sonbaharında hakkında tefrik kararı verilen ... 'nin vasıtasıyla bu kişinin evinde toplantı yapıldığı, toplantıya örgüt mensubu olan ...Kod adlı ...'ın katıldığı, burada örgüt mensubu ...'ın kendisine diğer sanıklar ... ve ... ile görüştüğünü söylediği, sanık ... fırında çalışırken hakkında tefrik kararı verilen ... tarafından ... kod adlı örgüt mensubu tarafından buluşulmak için çağırıldığı, buluşmaya diğer sanık ... ve ...'ında gittikleri, Korsod köprüsü civarında ... ve yanındaki örgüt mensubuyla buluştukları, burada sanıkları bir çuval içerisinde şarjörleri takılı iki tane kaleşnikof marka silah ile bezde sarılı dört tane el bombasının verildiği, silahların ...'ın evine götürdüğü, ertesi gün ... Köyünde ... Kod, ... Kod, ... Kod isimli örgüt mensuplarının bulunduğu bir ortamda leşker kıyafeti giydirilerek sanık ...'nin örgüte katılım yaptığı, kısa bir süre sonra hakkında tefrik kararı verilen ... tarafından bir notun sanıklardan ...'a ulaştırıldığı, notu gönderen kişinin Serhat kod adlı örgüt mensubu olduğu, Muradiye Ak Parti binasına el bombasıyla saldırı yapın talimatının verildiği, o gece SSÇ ... 'ın evine gönderilmediği, sanıklar ..., ... ve ...'nin SSÇ ...'i yanlarına çağırarak malzemeyi almaya gidilip fırından uzaklaştıkları, arabayı süren kişinin ... olduğu, sanık ...'ın evine gittikleri, ...'nin elinde poşet ile gelerek bir tane el bombasını SSÇ ...'e verdiği, ...'ın Ak Parti binasına 50-60 metre uzakta saklandığı, sanık ...'nin ise bombayı nasıl atacağını ...'e tarif ettiği, SSÇ ...'in 16/12/2016 tarihi ve saat 02: 00-03: 00 sularında SSÇ ... tarafından basınç etkili RGD-5 model kullanışı itibariyle canlılar üzerinde öldürücü, yaralayıcı, yakıcı ve tahrip edici özelliğe sahip savunma tipi el bombasını Muradiye Ak Parti binasına attığı, daha sonra SSÇ ve ...'ye ...'ın olay yerinden uzaklaştıkları, eylemi gelen pusula ve talimat gereğince her üç sanığın birlikte planladıkları, hakkında tefrik kararı verilen ... aracılığıyla ... kod adlı örgüt mensubu tarafından sanık ...'a eylemi yapıp yapmadıkları konusunda pusula gönderildiği, sanık ...'ın ise pusulaya cevap yazarak ... aracılığıyla gönderdiği, yaklaşık iki hafta sonra sanıklardan ... ve ...'ın araçla ...'nin evine geldikleri, hakkında tefrik kararı verilen ... isimli kişinin bulunduğu, yine ... kod isimli örgüt mensubunun da bulunduğu, iki adet kaleşnikof marka silah, dört şarjör ve iki adet el bombasının bulunduğu çuval getirdikleri, sanık ...'nin ahırını kazdıkları, daha sonradan polislerin gelmesi üzerine silahlar ve el bombası sanık ...'nin evinde yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda..."
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
"...Her ne kadar sanıklar ile ilgili iddianamenin bazı bölümünde ve gerekçeli karar içeriğinde ...'na patlayıcı atılması olayının tarihi 16.12.2016 olarak gösterilmiş ise de, dosyada bulunan olay yeri inceleme raporu, olay anına ilişkin kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamından olayın 15.11.2016 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla yapılan incelemede,
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanık ...'nin ev aramasında ele geçirilen silah ve mermilerinin niteliği itibariyle sanık hakkında 6136 Sayılı Kanun'un EK 5. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi,
2-Sanık ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan hüküm kurulurken; patlayıcı madde bulundurma suçunun niteliği ve Kanundaki düzenlenme şekline göre, içerisinde temadiyi barındırması ve dosya kapsamında sanığın bu suça ilişkin hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra yeniden patlayıcı madde bulundurduğuna ilişkin herhangi bir iddia ve delil bulunmaması karşısında, cezasının TCK'nın 43/1. maddesi ile artırılamayacağının gözetilmemesi ve suç tarihi itibarıyla hakkında TCK'nın 174/2. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeyip, 3713 sayılı Kanunun 5/2. Maddesinin uygulanması suretiyle sonuç olarak fazla ceza tayini,
3-Suç tarihinin sanık ...'nin yakalandığı ve evinde yapılan aramada ele geçen el bombaları itibarıyla patlayıcı madde bulundurma suçu yönünden son eylemin gerçekleştiği 02/01/2017, sanık ...'ın yakalandığı 03/01/2017 ve patlayıcı madde bulundurma suçunu işlediği 15/11/2016 ile sanık ...'ın yakalandığı 13/01/2017 ve patlayıcı madde bulundurma suçunu işlediği 15/11/2016 yerine tüm sanık ve suçlar için 01.01.2017 olarak yanlış gösterilmesi,
4-Sanıklar hakkında TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyip, uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6-7. Maddelerinin de yazılması..."
Tespitlerine yer verilmiştir.
A.Sanıklar ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükümler yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, söz konusu suç bakımından sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden
Sanık ... ve hakkında tefrik kararı verilen SSÇ ... 'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanlarıyla sabit olduğu üzere sanıkların süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu sabit olmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ancak;
1-Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden yakalama tarihi olan "01.01.2017" yerine "02.01.2017", sanık ... yönünden "13.01.2017" yerine "03.01.2016" yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanık ... Hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükümler yönünden
1-Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri açısından, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçu yönünden "artırım miktarının yanlış uygulandığı" ve "zincirleme suç hükümlerinin şartlarının oluşmadığı", 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden ise "6136 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi kapsamında kalmadığı" kanaatiyle duruşma açmaksızın sanığın cezalarında artırım ve indirimler yapılması,
2-Sanığın ikamet aramasında ele geçirilen iki adet kaleşnikof marka silah nedeniyle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, anılan silahlarla ilgili tanzim edilen uzmanlık raporunun dosya kapsamında tespit edilemediği, söz konusu silahlara ilişkin alınmış bir rapor varsa bu raporun dosya içerisine konulması, aksi takdirde mezkur silahlarla ilgili uzmanlık raporu aldırılarak bu silahların nitelikleri belirlendikten sonra bir hüküm verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre;
Sanık ... yönünden tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunun suç tarihinin tehlikeli maddelerin ele geçirildiği "01.01.2017" yerine "02.01.2017" olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Sanıklar ... ve ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde B ve C bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları bakımından sair yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/1768 Esas, 2020/1503 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ...'un üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarları, bozma nedenleri, kaçma şüpheleri ve tutuklulukta geçirdikleri süreler dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.