SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 34.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçların sübut bulmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
1.Mahkemece; sanık ile katılan ...'ın, katılanlara ait iki adet aracın 500,00 TL'si peşin 17.000,00 TL'si çek ile ödenecek şekilde olmak üzere 17.500,00 TL'ye alım satımı konusunda anlaştıkları, anlaşmaları doğrultusunda araçların noterde devir işlemlerinin yapıldığı ve sanığın keşidecisi olduğu suça konu yasal unsurları haiz 28.12.2013 keşide tarihli ve 17.000,00 TL bedelli çeki tanık S.P. vasıtasıyla katılana verdiği, katılanın da borcu nedeniyle başka bir şahsa ciro ederek verdiği ve bu kişi tarafından tahsil edilmek istendiğinde, sanığın çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ve çekin sahte olduğunu beyan ederek işlem yapılmamasını sağladığı, alınan uzmanlık raporu ile keşideci imzasının sanığa ait olmadığının belirlendiği ve yapılan gözlemde de söz konusu sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun anlaşıldığı, böylece atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu çek belgesinin örneği, kurumların cevabi yazıları, icra hukuk mahkemesi ve icra dairesinin dosya örnekleri,... Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, katılanların ve tanıkların beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; gerekçeli karar başlığında 28.12.2013 şeklinde gösterilen suç tarihinin 22.11.2013 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.