SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık ... hakkında, ...'a yönelik açılmış bir dava bulunmamasına rağmen 20.01.2016 tarihli oturumda katılma kararı verilmişse de, suçtan zarar görmeyen ...'ın davaya katılamayacağı ve usule aykırı olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz hak ve yetkisini vermeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin Kararı ile,
1. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, diğer sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
A....'ın Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Sanık ... hakkında, ...'a yönelik yöntemince açılmış bir dava bulunmamasına rağmen davaya katılma hakkı bulunmayan ... hakkında usule aykırı olarak verilen katılma kararının hükmü temyize hak ve yetki vermeyeceğinin anlaşılması karşısında, temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanıklar ve Katılan Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların savunmalarının alındığı tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. ...'ın Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik ...'ın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ve Katılan Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik katılan vekili ve katılanların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.