SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/69 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında

1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 19.160,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğine, suç işlediğine dair delil bulunmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

1.Mahkemece; sanığın, tamamen sahte olarak düzenlenen suça konu yasal unsurları haiz 28.03.2014 keşide tarihli ve 16.500,00 TL tutarındaki çeki, kendisinden aldığı kamyonet karşılığında katılana verdiği, katılanın bankaya ibraz ettiğinde çekin sahte olduğunu öğrendiği, alınan uzmanlık raporu ve yapılan gözlem ile çekteki sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun anlaşıldığı, böylece atılı suçları işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.

3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu çek belgesinin örneği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, katılan ve tanıkların beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

1.Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemece, resmi belgede sahtecilik suçunda hükmolunan sonuç ceza itibarıyla uygulanma imkanı bulunan ve sanık lehine sonuçlar içeren kanun maddesinin değerlendirildiği, bu cihetten olmak üzere, sanığın suç işleme eğilimi dikkate alındığında ileride suç işlemekten çekineceği kanaati oluşmadığı şeklindeki yerinde, yeterli ve yasal gerekçe ile erteleme hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/69 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.