Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 4 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, yazdığı yazıların doğruluğunun tespiti niteliğinde olduğuna, suçu işlemediğine vesaire ilişkindir.
Suç tarihinde sanığın "Ezberbozan Mecmuası" isimli facebook adresinden yazılan 02 Haziran 2014 tarihli yazıda "Devletin adalet mekanizmasının böylesi içeriklerle yapılan yayınlar sonrasında yayınları gerçekleştiren ...'ın elini kolunu sallayarak dolaşmasına hala müsaade edilmesi endişe ile izlenmekte", "Kendisinin önünde gördüğü her insana husumet güderek iftiralar atması hatta insanları ölümle bile tehdit etmesi halkımız tarafından endişe ile izlenmekte", "... değil midir pornografik düzeyde videoları çektiğini itiraf etmek zorunda kalan", "Ancak dürüstlükte ve namuslulukta eline kalem alınca mangalda kül bırakmayan ...'a hodri meydan diyorum. Çıkıp şu cümleyi kurabilecek mi 'ben kimseyle pornografik video çekimi yapmadım' ", "Aileden sorumlu devlet bakanlığımız olmasına rağmen gayri resmi yollarla yaşadığı ilişkiden çocuk sahibi olacak insanın yaşam tarzıyla eşini daha ne kadar mağdur etmesine sabır gösterilecek.", "O... dediği sevgilisinin resimleriyle şantaj yaptığı iddiasıyla baskına uğrayan ve elektronik cihazlarına el konulan vatandaşı bekleyen kader Burhaniye Kapalı Cezaevi koğuşları mı olacak acaba", "...'ı çok geç olmadan kontrol altına alın, körfezde gazetecilik mesleğinin onur ve haysiyetini ayaklar altına alan, bilgisayarında cinsel unsurlarla şantaj yapmak maksadıyla bir çok materyal bulunan müstehcenlik unsurlarını arşivlerinde hangi maksatla sakladığı açıkça anlaşılan", "Sayın Tunç'un kız arkadaşı olarak ifade ettiği olaydaki Songül A.'ın çıplak resim ve videolarını çeken ve kendisine karşı şantaj unsuru olarak kullanan ... değil mi?", "Bu kişi yoksa çıplak resimlerden koleksiyon yapan bir ruh hastası mıdır?" şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, böylece üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, sanık savunması ve dosya kapsamındaki facebook çıktıları karşısında sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmekle sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın, Facebookta paylaştığı aynı yazı içeriğinde katılana karşı hakarette bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın 4 ay 10 gün yerine 4 ay 11 gün hapis cezası olarak fazla belirlenmesi,
nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.