TCK'nun 157/1, 52/2,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
13/06/2012 tarihli iddianamede, sanığın katılanı telefonla arayarak terör örgütüne para aktarıldığını, bu yönde soruşturma yapıldığını, iade etmek kaydıyla bankaya para yatırmasını söylendiği katılanında para gönderdiği, bu suretle sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması veya bu kurumla ilişkili olduğunu ayrıca mağdurun beyanında biz polis ve savcıyız bize güvenmiyormusun demek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 19/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.