TCK’nun 155/2, 62/1,50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanın iş yerinde 2012 yılı içerisinde çalıştığı, ancak iş yeri adına yapılan satışlar ve mal teslimi sonrasında yapmış olduğu toplam 47.497 TL'lik tahsilatı iş yerine teslim etmediği, bu suretle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda,
Sanık ifadesinde, suç tarihi itibari ile katılanın yanında ...’da çalıştığını, yaptığı satışlardan tahsil ettiği parayı uhdesinde tutmadığı, 06/08/2012 tarihli tutanağı iş yerine girişte açık olarak imzaladıklarını, bu olaydan sonra doldurulduğunu, imzanın kendisine ait olduğunu ancak içeriğini kabul etmediğini beyan etmesi ve katılanın iddia ettiği açık tutarın tesbitine ilişkin bilirkişi raporu alınmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tesbiti için, ilgili suç dönemine ait ticari defterler, banka hesapları temin edildikten sonra, varsa olaya ilişkin bilgi ve görgüsü olanların beyanları alınıp, iddia edilen açığın ehil bilirkişisine incelettirilerek alınacak rapor sonrasında, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın katılana ait iş yerinde çalıştığı ve müşterilerden tahsil ettiği paraları katılana vermediği kabul edilen olayda, yüklenen suçun teselsül ettiğinden dolayı TCK 43. maddesi gereğince cezanın artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.