Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı düzeltilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, ilk olarak davalının davacı ile müşterek çocuklarının görüşmesini engellemek fiili nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, ikinci olarak davalının iftira eylemi nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, üçüncü olarak ise davalının davacının 20 gün süre ile tazyik hapsi cezası almasına sebep olma eylemi nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat ve 5.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminat talebinde bulunmuş olup, söz konusu taleplerin objektif dava birleşmesi kapsamında ayrı davalar olduğu anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince davacının davalarının reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar ilk dava bakımından 50.000,00 TL, ikinci dava bakımından 25.000,00 TL, üçüncü dava bakımından 15.000,00 TL olup, ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin üç dava bakımından ayrı ayrı miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.