Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı, ... köyü mevkiinde kain G-22-b-02-d-3-a pafta,114 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı taraf somut davada bedelsiz iade talep etmekte olup, dava konusu taşınmaz 6292 sayılı Yasa'nın 1,a hükmünün son cümlesinde '...ancak, bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar' kısmına girmekte olup, anılan hükümde de belirtildiği üzere ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir. Bu mahiyette bedelsiz iade talep hakkı önceki kayıt malikleri ile kanuni mirasçılarına tanınmış olup, somut olayda kullanıcı konumunda olan ve önceki kayıt maliki konumunda olmayan davacının bedelsiz iade talebinde haklı olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu İstanbul İli Pendik İlçesi Kurna Mahallesi 114 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, daha önce 1966 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 686 parsel numarası ile Eşref YILMAZ adına tespit gördüğü ve tespitin kesinleşerek tapuya tescil edildiği, daha sonra Maliye Hazinesi ve Orman İdaresinin açmış oldukları davalar neticesinde, Pendik Kadastro Mahkemesinin 1997/2 Esas 1999/199 Karar sayılı ilamıyla taşınmazın Orman olarak Hazine adına tescil edildiği verilen kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2000/2229-2669 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, daha sonra dava konusu taşınmazın 197523,40m²'lik kısmının 2/B olarak Orman sınırları dışına çıkartıldığı ve 2010 yılında yapılan kullanım kadastro çalışmalarında, davacının kullandığı kısmın 114 ada 1 parsel olarak sınırlandırıldığı ve tapunun beyanlar hanesine taşınmazın davacının kullanımında olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı ..., mahkemece tapusu iptal edilen Eşref Yılmaz'dan dava konusu taşınmazı Kartal 7. Noterliğinin 11.11.1991 tarih 12146 yevmiye numaralı satış vadi sözleşmesiyle satın aldığını ve taşınmazı satın almakla eski malikin yasal halefe olduğunu bu nedenle taşınmazın bedelsiz olarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 6292 Sayılı Yasanın 7.maddesinin 1.fıkrasının a bendi "Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir." hükmünde olup, dava konusu taşınmazın bu madde kapsamında kaldığı, ancak önceki maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilmesinin kanunda düzenlendiği, davacının tapu malikinin kanuni mirasçısı olmaması nedeniyle davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.