Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle hükmolunan ceza miktarı itibarıyla koşulları bulunmadığından sanığın duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 3620 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme yapıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulmadığına, 6352 sayılı Kanun uyarınca kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna vesaire ilişkindir
Sanığın internet üzerinden 03.03.2011 tarihinde yayımladığı "Linççi Alçakların Listesi" başlıklı, mart 2011 tarihinde yayımladığı "Linççi ve Shakespeare Çocuğu ... Üfürüyor" başlıklı, 08.04.2011 tarihinde yayımladığı, "Linççi / Shakespeare Çocuğu ... hızla Üfürüyor" başlıklı ve 07.05.2010 tarihinde yayımladığı "İstanbul Özel Saint Joseph Fransız Lisesi Tarih Öğretmeni Fırat G... Alnındaki Linç Lekesi ile Öğrencilerinin Karşısına Çıkıp, Ders Verebiliyor" başlıklı yazılar ile katılana hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
1. 15.01.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu yazıların Olay ve Olgular bölümünde gösterilen tarihlerde yayımlandıkları ve icrai hareketin bu tarihlerde tamamlandığı anlaşılmakla, suç tarihlerinin 07.05.2010,03.2011,03.03.2011,08.04.2011 olarak kabulünün gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.