Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri uyarınca, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) benti uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli 2019/130 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 inci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, sanık müdafii, katılan ... ve mağdur vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açarak verdiği 30.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında silahla cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, 62 inci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın mağdurun ailesiyle miras nedeniyle husumetli olduğuna, iftiraya uğradığına, tanıkların dinlenmediğine ve hukuki yardım alamadığına ilişkindir.
Katılan mağdur ... vekilinin temyiz isteği, sanığın aldığı cezanın yeterli olmadığına, iyi hal indirimine ve sanığın eziyet suçunda ayrıca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Katılan ...'ın temyiz isteği, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasına ilişkindir.

Dava konusu olay, sanık ile mağdurun mahalleden birbirlerini tanıdıkları, dava konusu olaydan bir gün önce mağdur ile sanığın çobanlığını yapan M. arasında tartışma yaşandığı bu durumun ...tarafından sanığa anlatılması üzerine olay günü 24.02.2019 tarihinde sanığın tesadüfen ... Sokakta gördüğü mağduru kolundan tutup zorla çekmek suretiyle çobanlarının yaşadığı ... Sokağa kadar götürdüğü, orada mağdura yumruk ve kafa atmak suretiyle darp ettiği ve ayrıca odun testeresiyle mağduru yaraladığı, sanıktan şikayetçi olunması üzerine yapılan soruşturmada hakkında kamu davası açılmasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Suç tarihinde aynı mahallede ikamet eden sanığın mağduru kolundan tutarak zorla götürdüğü, mağduru götürdüğü yerde darp ettiği ve elinde bulunan testerenin kesici tarafıyla mağduru ellerinden yaraladığı, mağdurun bu sırada olay yerinden geçmekte olan soruşturma aşamasında ifadesi alınmış olan H. E. M.'nin yardımıyla sanığın elinden kurtularak kaçtığı, mağdur ile sanık arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı dolayısıyla mağdurun sanığa iftira atması için herhangi bir neden olmadığı, mağdurun anlatımlarının tutarlı ve samimi olduğu, tanık Ö. ve M. E.'nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında mağdurun sanıktan kaçtığını beyan etmeleri, kovuşturma aşamasında ise sanık ve mağduru olay günü hiç birlikte görmediklerini beyan etmiş iseler de kovuşturma aşamasında vermiş oldukları beyanların sanık tarafından etkilenmiş olabileceği zira sanığın çalışanı oldukları bu haliyle beyanlarına itibar edilemeyeceği, diğer tanıkların olay anın ilişkin görgüsünün olmadığı ancak mağdurun olay günü yaralandığını beyan ettikleri anlaşılmakla sanığın üzerine atılı cebir kullanarak kendinin savunamayacak durumda olan çocuğa karşı hürriyeti yoksun kılma suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;

Olay tarihinde sanığın mağduru kolundan tutarak çekmek suretiyle ... Sokaktan ... Sokağa kadar isteği dışında götürdüğü ve burada ayrıca vurmak suretiyle darp ettiği ve testere ile ellerinde kesikler meydana gelecek şekilde yaraladığı bu haliyle cebir ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sübuta erdiği, eylemin Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre silahtan sayılan testere ile işlendiği bu nedenle Türk Ceza Kanunu'nun 109/3-a maddesinin uygulanma şartlarının oluştuğu, sanığın eyleminde Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddede düzenlenen birden fazla nitelikli hal gerçekleştiğinden temel cezanın alt hadden ayrılarak belirlenmesi hakkaniyet gereği olduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar vermiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve 2020/1195 Esas, 2022/486 Karar sayılı kararında, sanık müdafii, katılan ... ve katılan mağdur vekilnce öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.