İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen "mahkumiyet" kararı, istinaf mercii tarafından "beraat" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2020/109 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararı ile sanık ... Aydın (Fidan) hakkında intihara yönlendirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 84/1-2,62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/500 Esas, 2021/1438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında intihara yönlendirme suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle, sanığın üzerine atılı intihara yönlendirme suçunun unsurlarının oluştuğu, beraat kararının hatalı olduğuna ilişkindir.

1. Maktul ile sanığın olaydan yaklaşık 3-4 yıl önce resmi nikah olmaksızın birlikte yaşamaya başladıkları ve bu ilişkilerinden 2 çocuklarının bulunduğu, son bir ayda sanık ile maktulün aralarında başlayan geçimsizlik nedeniyle maktulün ailesiyle birlikte yaşamaya başladığı, ancak bu süreç içerisinde telefonla görüşmeye devam ettikleri, maktulün ... no'lu sanığın ise ... no'lu GSM hatlarını kullandıkları, daha önce yaşadıkları tartışmalar ve aralarındaki kırgınlık nedeniyle sanığın, maktulün sesli aramalarını engellediği ve fakat gerek mesaj ve gerekse whatsapp programı vasıtasıyla birbirlerine mesaj gönderip aldıkları, geçmişte yaşadığı sıkıntı, çektiği acı ve içerisinde bulunduğu psikolojik durumun etkisi ile sanığın olaydan önce maktul ile yaptığı yazışmalarda hayattan bıktığını, yaşamak istemediğini, öncelikle müşterek çocuklarını öldürüp arkasından da intihar etmek istediğini dile getirdiği, hatta daha önce Niğde ilinde yaşanan bir intihar vakasıyla ilgili habere ait linki de maktule gönderdiği, maktulün ise sanığı sakinleştirmeye çalışıp intihar etmeyi gerektirir bir sebep olmadığını bildirerek sanığı bu düşüncesinden vazgeçirmeye çalıştığı, bu yazışmalardan yaklaşık 10-12 saat sonra 12.05.2020 tarihinde maktulün anne ve babasıyla birlikte yaşamakta olduğu evde kendisini asmak suretiyle intihar ettiği ve Niğde Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.07.2020 tarihli otopsi raporuna göre ölümünün ası sonucu meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, depresif bir ruh hali içinde bulunduğu ve bu nedenle aslen kendisini ve hatta çocuklarını öldürerek çözümü intiharda aradığı anlaşılan sanığın maktulü intihara özendirme veya ikna kastından söz edilemeyeceği gibi maktulün de bu yöndeki konuşmalara karşı çıkarak aksine sanığı bu düşüncesinden vazgeçirmeye çalıştığı ancak sonrasında bizzat kendi aldığı kararla intihar ederek yaşamına son verdiği olayda sanığın eyleminin maktulü intihara sevk edecek bu kararı almasına yardımda bulunacak nitelik ve ağırlığa ulaşmadığı gözetilerek sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/500 Esas, 2021/1438 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.

Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Ölen ile sanığın arkadaş oldukları, 3-4 yıldan beri birliktelik yaşadıkları, son zamanlarda ilişkileri zayıflasa da görüşmeye devam ettikleri, sanığın ölene telefondan gönderdiği mesajlarda intihardan bahsetmeye başladığı, maktulü özendirmek için birlikte intihar etmeyi teklif ettiği, ölenin bu fikre karşı çıkmasına rağmen benzer içerikteki mesajları göndermeye devam ettiği, hatta iple asarak intihara ilişkin bir haberin linkini atarak ölenin bu haberi okuyup intiharın şeklini öğrenmesini sağladığı, o zamana kadar ölende intihar fikir veya düşüncesinin bulunmadığı, buna ilişkin sanığın savunmalarını destekleyen bir delilin dosyada mevcut olmadığı, sanığın ölen ile artık görüşmek istemediği ve sorunlar yaşadığı ölenden kurtulmak için ölenin iradesinin zayıflığından da istifade ederek ölende intihar fikrinin oluşmasına sebep olacak davranışları nedeniyle ölenin kendisini asarak yaşamına son verdiği ve ölmeden önceden ilmeği boynuna geçirdikten sonraki görüntüsünü sanığa gönderdiği böylece sanığın TCK'nin 84/1 inci maddesinde düzenlenen intihara teşvik etme suçunu işlediği, intiharın gerçekleşmesi nedeniyle de TCK'nin 84/2 nci maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.