Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik silahla tehdit suçundan hükmolunan 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak, sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 6 ay 22 gün hapis cezası ile mahkûmiyete hükmedilmesi ve bu karara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesi uyarınca sanık müdafii tarafından hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere katılan vekili tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz

sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde, Üyeler ... ve ...'in kararın kesin olduğundan bahisle temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiğine yönelen karşı oylarıyla oy çokluğuyla tespit edilmekle, temyiz incelemesinin katılan vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2017/224 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimlerine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2019/4239 Esas, 2021/1214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile; sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2,3-e, 35/2, 53/1. maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri, sanığın silahla tehdit suçundan cezalandırılması gerektiğine,
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın yaralama kastı olmadığına, meşru savunma ve sınırının aşılması şartlarının gerçekleştiğine, adli para cezası yerine hapis cezasının tercih edilmesinin hatalı olduğuna, ceza miktarına, takdiri indirim ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Olay günü katılan ...'un ağabeyi ...'in kiracısı tanık Nuri'nin iş yerine gittiği, sanık ...'in ise iş yerine komşu iş yeri olduğu, sanık ...'in arkadaşı ... ile ... arasında tartışma çıktığı, ...'un ...'e tokat attığı, ...'in kavgayı kardeşleri ... ve katılan ...'a haber vermesi üzerine olay yerine geldikleri, iş yerine kalabalık bir grubun yöneldiğini gören sanık ...'in tabancasını alarak dışarı çıktığı, tartışma sırasında tabancasını ateşleyerek ...'i bacağından yaraladığı, katılan ...'a da yaralama kastıyla bir el ateş ettiği, ancak katılan ...'un kendisini sakınması sonucu isabet ettiremediği olayda,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılan ... ve tanık ...'in beyanları ile sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunun anlaşıldığı, suç vasfının kasten yaralamaya teşebbüs olarak kabulünde ve belirlenen yaptırımda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan vekilinin suç vasfına yönelen temyiz istemi yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2019/4239 Esas, 2021/1214 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, ön sorun yönünden Üyeler ... ve ...'in karşı oylarıyla, netice karar yönünden ise oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04/06/2024 tarihinde karar verildi.

Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesince sanık ... hakkında katılan ...'u silahlı tehdit suçundan TCK'nun 106/2-a maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi anılan kararı CMK'nun 280/2 maddesi uyarınca kaldırarak sanığın TCK'nun 86/2, ve 86/3-e maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Temyiz başlıklı 286. maddesindeki düzenleme şu şekildedir.

"(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
(2) Ancak;
a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)[117] Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.: 2018/71 K.: 2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme: 20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,

Temyiz edilemez."

Genel kuralı ana hatlarıyla söyleyecek olursak, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları bölge adliye mahkemesince arttırılmıyorsa kesin niteliktedir. Bu nitelikteki kesin kararlara karşı da katılan vekili ilk derece mahkemesinin vasıflandırması daha ağır niteleme ve daha aşkın bir ceza istemi temyiz dilekçesine konu edilmişse suç vasfıyla sınırlı aleyhe temyiz incelemesi yapılabilecektir.

Katılan vekili bölge adliye mahkemesinin suçu vasıflandırmasından dolayısıyla cezayı azaltmasından memnun değildir. Ancak öne sürdüğü husus da ilk derece mahkemesinin vasıflandırmasının doğru olduğu sanığın silahlı tehdit suçundan 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasıdır. İlk derece mahkemesinin vasıflandırması daha ağır niteleme ve daha aşkın bir ceza istemi temyiz dilekçesine konu edilmemiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları kesin niteliktedir bu yüzden temyiz edilemezler. Kaldı ki bölge adliye mahkemesi katılan vekilinin temyiz isteminde belirttiği gibi esastan red kararı verseydi yine bu karar Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olacaktı dolayısıyla temyiz istemine konu edilemeyecektir.

Kesin nitelikteki kararlarda suç vasfına yönelik aleyhe temyiz varsa Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararı uyarınca suç vasfı ile sınırlı olarak temyiz davasına konu edilebilir. Ancak katılan vekilinin temyiz dilekçesinde sanığın suç vasfını dolayısıyla cezanın mutlaka ilk derece mahkemesince verilen hükümden ağır olması şarttır.

Katılan vekilinin temyiz dilekçesindeki suç vasıflandırması dolayısıyla ceza istemi 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca kesin nitelikte olan hükmü temyizi kabil hale getirmez, ancak katılan vekili temyiz dilekçesinde ilk derece mahkemesinin vasıflandırmasından daha ağır bir vasıflandırma dolayısıyla cezalandırma istemiş olsaydı ancak o şartlarda temyiz incelemesi mümkün olabilirdi.

Açıklanan nedenlerle temyiz incelemesine konu kararın, katılan vekilinin aleyhe temyiz içeriği değerlendirildiğinde kesin olduğu bu bakımdan temyiz incelemesine konu edilemeyeceği görüşüyle ön sorun yönünden kararın temyizi kabil olduğuna ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayız. 07.06.202