SUÇLAR: 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma,
2. 2313 sayılı Kanun'a muhalefet

Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması (Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden),

2. Ret (2313 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'a (2313 sayılı Kanun) aykırılık suçu yönünden verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı, uyuşturucu madde
ticareti yapma suçu yönünden verilen kararın ise 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/374 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

2. Sanığın 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile
cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,

2. Sanığın 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Aramanın usule aykırı yapıldığına, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Suç vasfının hatalı olduğuna, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

A. Sanık Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında uygulama şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

A. Sanık Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.