Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ile mevcut nüfus aile kayıt tablosu nazara alındığında suç tarihinden önce sanığın, resmi nikah olmaksızın birlikte yaşadığı katılandan ... çocuğu üzerinde Medeni Kanun hükümlerine göre velayet hakkına sahip olmadığı gibi velayet yetkisi elinden alınmış kişi de sayılmadığı nazara alındığında sanığın olay günü katılanın yanında bulunan çocuğu götürüp alıkoyması şekilde gerçekleşen eyleminin mevcut haliyle 5237 sayılı TCK’nın 109/1,3-f maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyeti gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.