Esastan Ret
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine, diğer davalılar açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacılar vekili tarafından duruşma edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 21.06.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı
temyiz eden davacılar adına Avukat ... Damat ile davalı ... adına Avukat ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrimesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili özetle; müvekkilllerinin murisinin iş kazası neticesinde vefat ettiğini, daha önceden aynı iş kazası nedeniyle ... Tarihi Eserler Bakım Onarım Sanat ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. aleyhine açmış oldukları dava dosyasında verilen kararın kesinleştiğini, müvekkilleri lehine verilen tazminat alacaklarından eldeki dosyanın davalılarının da sorumlu olduğunu belirterek eş ..., çocuklar ... ve ... için 20.000,00’er TL maddi, 100.000,00’er TL manevi, kayınpeder ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle aynı davacıların daha önceden ... Tarihi Eserler Bakım Onarım Sanat ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. aleyhine aynı iş kazasından dolayı açmış oldukları ve Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından düzeltilerek onanmasına karar verilen dava dosyası dikkate alındığında davalı ... yönünden sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacılar eş ve çocukların maddi tazminat alacaklarının bulunmadığının anlaşıldığından bahisle maddi tazminat istemlerinin reddine, düzeltilerek onanan dava dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle görülmekte olan dava ile Edirne iş Mahkemesi'nin 2010/145 Esas sayılı dosyasında tarafların aynı olmadığını, talep edilen alacak miktarlarının da aynı olmadığını, her iki davanın taraflarının farklı olduğunu, bir davada verilen kesin hükmün bu davanın taraflarından biri tarafından başka birine yani 3. kişiye karşı açılan veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan ve konusu ile dava sebebi yani vakıaları aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmeyeceği çünkü her iki davanın tarafının da farklı olduklarını, müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hükmün diğerleri hakkında geçerli olmayacağını, borcun tahsili bakımından borçlulardan biri aleyhine kesinleşen Mahkeme kararının diğerini borçtan kurtarmayacağını, diğer sorumluların borçtan kurtulmak için borcun ifa edilmesinin gerektiğini, borç kısmen ifa edilse bile diğer borçluların sadece ödenen miktar kadar alacaklıya karşı borçtan kurtulabileceklerini, Edirne İş Mahkemesi'nin 2010/145 Esas sayılı dosyasının gerekçeli kararında mahkemece hem çocuklar hem de eş yönünden bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin tenzili sonucunda talep edilen 2.500 TL maddi tazminatın karşılanmış olması gerekçesiyle maddi tazminat yönünden ret kararı verildiğini, ilgili dosyada kısmi alacak davası olarak talep edilen 7500 TL peşin sermaye ile karşılanmış olması nedeniyle reddedilmiş olmasının bu dava bakımından peşin sermaye ile karşılanmayan bakiye maddi tazminat talep etmelerine engel olmadığını, taleplerinin zaten hüküm altına alınmayan bakiye kısımları kapsadığını, bu bakımdan huzurdaki dava ile Edirne İş Mahkemesi'nin 2010/145 Esas sayılı dosyasındaki davaların müştereken ve müteselsilen borçlu olup borç henüz tamamen ödenmediğinden eldeki davada borçların henüz borçtan kurtulmuş olamayacaklarını bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, Diyanet İşleri Başkanlığının işveren olmaması gerekçesiyle husumet yönünden davanın reddedilmesinin doğru olmadığını, Diyanet İşleri Başkanlığının camilerin bakım, onarım, temizlik ve çevre tanzimi yönetmeliği gereği sorumluluğunun bulunduğunu bu nedenle anılan davalı yönünden davanın husumet yönüyle reddine karar verilmesinin yönetmelik hükümleri gözetildiğinde doğru olmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacılar tarafından daha önce aynı konuda aynı taleplerle işveren şirket olan ... İnşaat Taahhüt Tic. ve San. A.Ş. ve ... Tarihi Eserler Bakım Onarım Sanat ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine dava ikame edildiğini, Edirne İş Mahkemesinin 2010/145 Esas 2013/166 Karar sayılı dosyasında mevcut 10.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda 06.01.2012 tarihli kusur raporu ile ... İnşaat Taahhüt Tic. ve San. A.Ş.'nin %75, dava dışı ...'nun %5, vefat eden işçi %20 oranında sorumlu bulunarak maddi zararlar ile ilgili hesaplama yapıldığını bu rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin hükme bağlandığını, kararın Yargıtayca onanıp yargılamanın iadesi talepleri reddedilerek kesinleştiğini, eldeki davada ise aynı konuda Vakıflar Genel Müdürlüğü, ... ve ... aleyhine dava açıldığını öncelikle davanın müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, Beyazıt Külliyesinin 2007- 2008- 2009 yılları restorasyon uygulama işi için Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan ihale sonucunda dava dışı ... A.Ş. ile sözleşme yapıldığını, sözleşme ve şartname kapsamında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, ölen işçinin müvekkilinin işçisi sayılamayacağını, Edirne İş Mahkemesinin 2010/145 Esas sayılı dosyasında müvekkiline kusur verilmediğini, eldeki dosyadaki kusur raporunda ise kesinleşen dosyadaki kusur oranından farklı olarak müvekkili aleyhine kusur izafe edildiğini, dolayısıyla kesinleşen dosya ile eldeki dosya bakımından anılan raporlar arasında çelişki olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davacıların istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Edirne İş Mahkemesi’nin 2010/145 Esas sayılı dosyasında verilen kararın huzurdaki dava yönünden kesin delil teşkil etmeyeceğini; çünkü iki davanın taraflarının farklı olduğunu, o dosyada talep edilen alacak miktarının da aynı olmadığını, Edirne İş Mahkemesi'nin 2010/145 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat talebinin 7.500,00 TL'lik kısmının dava edildiğini, bir başka deyişle Edirne İş Mahkemesi'nin 2010/145 Esas sayılı dosyasında kısmi alacak davası olarak talep edilen 7.500,00 TL'nin peşin sermaye ile karşılanmış olması nedeniyle reddedilmiş olmasının bu davada peşin sermaye ile karşılanmayan bakiye maddi tazminatı talep etmelerine engel olmadığını, nitekim sayın bilirkişinin de müteveffanın eşi ... için hesap yaparken toplam 289.035,59 TL maddi tazminat hesapladığını ve 40.475,62 tl peşin değeri tenzil ettiğini, aynı şekilde çocuklar için de tenzil ederek hesaplama yapıldığını, taleplerinin de zaten bu bakiye kısımlara ilişkin olduğunu, özetle huzurdaki dava ile Edirne İş Mahkemesi'nin 2010/145 Esas sayılı dosyadaki davalıların müşterek ve müteselsil borçlu olup borcun henüz tamamen ödenmediğini, işbu davada borçluların henüz borçtan kurtulmadıklarını, anılan nedenlerle maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Mahkemece ...'nın işveren olmaması nedeniyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mevzuat gereğince camilerin bakım onarım işlerinin adı geçen davalının sorumluluğunda olduğunu, davalı ...'nın iş sağlığı ve güvenliği kapsamında alması gereken tedbirleri almaması, Camilerin Bakım Onarım Temizlik ve Çevre Tanzimi Yönetmeliği kapsamında üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmemiş olması nedenleriyle dava konusu iş kazasının yaşanmasında kusurları bulunduğunu, davalıların kusurlarının bu kapsamda değerlendirilmesi ve tüm davalılar yönünden müşterek ve müteselsil olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, daha önce açılan ve kesinleşen iş kazası tazminat dava dosyasında itibar edilen kusur raporunda müvekkiline kusur verilmediğini, eldeki dosyada ise müvekkilinin %30 kusurlu bulunduğunu, raporlar arasında çelişki olduğunu, istinaf mahkemesinin Yerel Mahkeme kararını her iki davanın konusunun ve davacılarının aynı olmasına rağmen, davalılarının farklı olması ve önceki davanın, bu davanın davacıları yönünden kesin hüküm teşkil etmesi gerektiği görüşüyle reddettiğini, ancak ilk davada müvekkili idare davalı değilken, üstelik heriki davanın da bilirkişi raporları farklı kusur oranları belirlemişken, idarenin ikinci açılan davada, ilk davanın sorumlusu ... İnş. A.Ş. ile müteselsil ve müşterek sorumlu tutulmasının hatalı bir karar olduğunu, istinaf mahkemesinin husumet itirazlarını da yeterince incelemeden reddettiğini, öncelikle müvekkili idarenin ölümlü iş kazasından kaynaklanan tazminat davasının yükümlüsü olmadığını, Kanunda alt işverenle birlikte asıl işverenin de müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunun düzenlendiğini, Mahkemenin de kendilerini asıl işveren kapsamında kabul ederek hatalı olarak yüklenici ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu tuttuğunu, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, anahtar teslim götürü bedel sözleşme söz konusu olduğunu, yüklenici ... A.Ş. ile müvekkili idare arasında akdedilen sözleşme ve şartname hükümleri uyarınca, iş yerinde kazalara karşı her türlü önlemi almak, işçilere bu hususta eğitim vermek ve meydana gelecek kazalar sonucu oluşacak her türlü zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminatı ödemekle yükümlü olanın yüklenici olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından düzeltilerek onanmasına karar verilen (2014/19865 Esas, 2014/25221 Karar), aynı davacılar tarafından aynı iş kazası nedeniyle ... Şirketi ile ... Şirketi aleyhine açılmış iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat dava dosyasında mahkemece davacılar murisinin işvereni olan ... Şirketinin kazanın meydana gelişinde %80 kusurlu olduğu, bu %80 kusurun içinde %5 kusurun gözetim ve denetimden sorumlu ... ...’na ait olduğu, ... sigortalının ise %20 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle; anılan dava dosyasının davalısı ... Şirketi yönünden davanın sıfat yokluğu nedeni ile reddine, dosyanın diğer davalısı ... Şirketi yönünden ise eş ve çocuklar lehine 100.000,00’er TL manevi, kayınpeder lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacı çocukların maddi zararlarının Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı eşin maddi tazminat istemi yönünden ise eş için Kurumca bağlanan gelirlerin peşin değerinin tenzili sonucunda talep edilen 2.500,00 TL maddi zararın karşılandığının anlaşıldığından bahisle davacı eşin maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, anılan Mahkeme kararında hükme dayanak kılınan 10.07.2012 tarihli bilirkişi hesap raporunda davacı eşe bağlanan iş kazası ölüm gelirinin peşin sermaye değeri tenzil edilmemiş maddi zararının 106.984,70 TL olarak tespit edildiği, ancak raporda bu tutardan peşin sermaye değerinin tenzil edilmesi gerektiğinin belirtildiği, peşin sermaye değerinin dosyaya celp edildiği, eşe bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin 77.027,86 TL olduğu, esasen bu tutarın rücu edilebilecek kısmı tenzil edildiğinde davacı eşin bakiye maddi zararının bulunduğu, anılan dosyada karar veren mahkemece eş için kurumca bağlanan gelirlerin peşin değerinin tenzili sonucunda maddi zararının, tamamen değil, talep edilen 2.500,00 TL'lik kısmının karşılandığından bahisle eşin maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından düzeltilerek onanmasına karar verilen dava dosyasında hükme dayanak kılınan 10.07.2012 tarihli bilirkişi hesap raporunda davacı çocuklar ... ve ...'in maddi zararlarının Kurum ödemeleri ile karşılandığı, bu davacıların maddi zararlarının bulunmadığı noktasında yapılan tespit sonrasında anılan davacılar yönünden davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği açık olduğuna göre temyiz incelemesine konu eldeki dava dosyasında davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş olması isabetlidir. Ne var ki aynı hesap raporunda davacı eşin Kurum tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tenzil edilmemiş maddi zararının 106.984,70 TL olarak tespit edildiği, bu tutardan peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmesi gerektiğinin belirtildiği, eşe bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin 77.027,86 TL, bu tutarın rücu edilebilecek kısmının ise 61.622,28 TL olduğu, davacı eşin yargılamaya konu kazadan dolayı bakiye 45.362,42 TL maddi zararının bulunduğu, anılan dosyada davacı eşin maddi zararının 2.500,00 TL'lik kısmının reddine karar verildiği, bu haliyle davacı eşin halen karşılanmamış 42.862,42 TL maddi zararının bulunduğu belirgindir. Temyiz incelemesine konu dava dosyasında Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatlardan sorumlu tutulan davalıların aynı zamanda davacı eş ...'nun tespit edilen 42.862,42 TL'lik maddi zararından da tahsilde tekerrrür olmamak ve taleple bağlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmaları gerektiği gözden kaçırılarak davacı eş ...'nun maddi zararının bulunmadığından bahisle eşin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,
4.Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'nden tahsiline,
5.Davacılar avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ...'ne yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.