İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2017/393 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2,53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2020/994 Esas, 2022/372 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, meşru savunma ve haksız tahrike ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, sanığın öldürme kastının bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunmaya ve eksik incelemeye ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, sanığın öldürme kastının bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma ve eksik incelemeye ilişkindir.
1.Sanıklar ... ve ...’un içinde bulunduğu ...’ın sevk ve idaresindeki araç ile katılan ...’in aracını takip ederek durdurdukları, sanıklar ... ile ...’in araçtan inerek ele geçirilemeyen av tüfeği ve silah ile katılana ateş etmeye başladıkları, Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 08.09.2015 tarihli raporunda belirtildiği üzere katılanın batın bölgesinden hayati tehlike geçirecek ve orta (3.) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, sanıkların katılanın öldüğünü düşünerek ateş etmeyi bırakıp olay yerinden kaçtıkları ve olayda kullandıkları av tüfeği ile tabancadan kurtuldukları anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, yaralanmanın niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, katılan ile sanıkların arasında husumet bulunması birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, katılandan sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından sanıklar hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli, 2020/994 Esas, 2022/372 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri
tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.