Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
İlk Derece Mahkemesince Bakanlığa duruşma gününün bildirilmesi üzerine, 13.05.2019 tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunulmasına rağmen bu konuda bir karar verilmediği anlaşıldığından, Bakanlığın 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı olduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına karar verildikten sonra adı geçen Bakanlığın katılan, vekilinin ise katılan vekili olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/444 Esas, 2019/239 Karar sayılı kararı ile sanığın, olay tarihinde on beş yaşından küçük mağdureyi yanağından öpme, mağdureyi dizine oturtma, parmağını mağdurenin dudağında gezdirmesi şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemler nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103/1-c.3,43,62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın katılan mağdure vekili ile şikayetçi vekili tarafından istinafı üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun şikayetçi Bakanlık vekili açısından sıfat yokluğu nedeniye usulden ve katılan mağdure vekili açısından ise "Hükmün (2) bendinin temel cezasının belirlendiği (1) paragrafından "...nun 103/1-3.cümlesi gereği" ibaresinin çıkarılarak yerine "eylemine uyan" cümlesinden sonra gelmek üzere "TCK'nun 103/1- 2 cümlesi, 3 cümlesi gereğince" içeriğinin yazılarak" düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemininin çocuğun cinsel istismarı kapsamında kaldığı, indirim uygulanmaması gerektiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin çocuğun cinsel istismarı kapsamında kaldığı, indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiği, sanık lehine verilen kararların bozulması gerektiği ve dilekçesinde belirtilen diğer hususlara yöneliktir.
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının da dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri reddedilmiş, Tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle ret isteyen düşünce ile usule uygun şekilde Bakanlık vekili tarafından sunulan müdahale dilekçesine istinaden değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince sıfat yokluğu nedeniyle verilen ret kararı usule uygun olmadığından iade isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına karşı katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.