Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/396 Esas, 2021/496 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1., 35., 29., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/1849 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1., 86/3-e., 87/1-d., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğinden bahisle suçun vasfına, teşebbüsün derecesi yönünden üst hadden cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, haksız tahrik hükümleri uygulanma koşullarının oluştuğuna, ilişkindir.
1. Sanık ... ile katılan ...'in komşu oldukları, ikametlerinin yanında inşaat alanı olduğu, inşaat bekçisi tanık Vural'ın kulübesine sanığın rızası ile ikametinden elektrik hattı çekildiği, bunun için inşaattan çıkan hurda tahta parçalarının sanık tarafından alınmasına tanık tarafından müsaade edildiği, sanığın kendi hakkı olduğunu düşündüğü hurda tahta parçalarını katılanın da aldığı düşüncesine kapılarak katılan ile zaman zaman tartıştığı, olay tarihinde sanığın katılanı inşaat önünde beton döken işçilerle sohbet ederken gördüğü, yanına giderek aynı konu nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında katılana bir kez yumruk attığı, katılanın sanığın saldırısını engellemeye çalıştığı, araya girenlerin sanığı katılandan uzaklaştırdıkları sırada sanığın katılana yönelik "seni öldüreceğim" şeklinde tehdit içeren sözler söyleyip koşarak hemen sokağın karşısında bulunan evine gittiği, evinden bıçak alarak kısa bir müddet sonra geri döndüğü, katılana doğru yaklaşıp gizlediği bıçağı çıkartarak katılana doğru savurduğu, sanığın savurduğu bıçağın katılanın hayati bölgesi olan sağ üst karın bölgesine isabet ettiği, sanığın olay yerinden hızla uzaklaştığı, katılan hakkında Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli rapora göre katılanda karaciğer hasarına neden olan yaralanmanın, katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan kaynaklanan haksız bir söz ya da davranış bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2021/1849 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.