SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2017 tarihli ve 2015/371 Esas, 2017/18 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararının, katılan ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.06.2021 tarihli ve 2021/6462 Esas, 2021/11439 Karar sayılı kararı ile, "savunma hakkının kısıtlanması, eksik ceza tayini, suç vasfının hatalı belirlenmesi" nedenleriyle bozulmasına ve kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

2. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/372 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, h, 35/2, 62/1,53/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca cezanın 4 yıl 2 ay olarak infazına, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, c, h, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik incelemeye, hatalı değerlendirme yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlemediğine, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

Olay tarihinde gece vakti, sanık ...'in yanında temyiz dışı arkadaşları ... ve ... ile katılan ...'ın yanına geldikleri, ...'in katılandan sigara istediği, katılanın sigarası olmadığını söylemesi üzerine 5 TL para istediği, katılanın parası da olmadığını söylemesi üzerine, katılan ile arasında önceye dayalı husumet bulunan sanık ...'in arkadaşları ile fikir ve eylem birliği içerisinde, katılanı hayati tehlike geçirmesine ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladıkları ve katılanın cep telefonu ile 400 TL'sini yağmalayarak olay yerinden kaçtıkları olayda,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/372 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.