HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2019/274 Esas, 2021/383 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanık ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği sanığın beraatine,
b.Sanık ... hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-a-c-d, 87/3, 29/1,62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/2059 Esas, 2021/2551 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,
b.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca "hükümden 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesinin çıkartılması suretiyle sonuç cezanın 3 yıl 9 ay olarak" düzeltilmesi suretiyle esastan reddine, Karar verilmiştir.
1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; iki sanığın birlikte öldürme kastı ile hareket ettiklerinden bahisle suç vasfına,
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanık lehine meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin oranına,
İlişkindir.
1.Sanık ...'ın eşi ...'nın iş yerinin raf sistemlerini katılan ...'nın yaptığı, katılan ile bu vesileyle tanışan ...'nın katılan ile telefon görüşmelerinin bulunduğu, sanık ...'ın katılanın aracı ile eşinin iş yeri civarından geçmesi ve eşi ile olan telefon görüşmeleri nedeniyle ... ile ... arasında ilişki olduğundan şüphelendiği, bu nedenle katılan ile telefonda tartışıp küfürleştikleri, olay günü telefonda tartıştığı katılanın yanına gitmek üzere sanık ...'ın babasının evine uğrayıp tüfek aldığı, babası olan diğer sanık ...'in oğluna engel olmak üzere araca bindiği, önce polis merkezine uğradıkları, işlem yaptırmaktan vazgeçip katılanın bulunduğu yere gittikleri, sanık ...'ın önce havaya sonra da katılanın bacaklarına birden fazla el ateş ettiği, yere düştüğünde de yanına gidip katılanı darp ettiği, sanık ...'ın eylemleri nedeniyle katılanın hayati tehlike, ağır (6.) derece kemik kırığı ve işlev zayıflaması meydana gelecek şekilde yaralandığı, sanık ...'ın eyleminin kasten yaralama olduğu kabulü ile mahkumiyetine, sanık ...'in eyleme iştiraki olmadığı kanaati ile beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... hakkında eylemin kasten yaralama olarak kabul edildiği gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesinin değerlendirilmesinin sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık ... lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı, sanık ...'in eyleme iştiraki bulunmadığından beraatine dair takdir ve değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkında kurulan hükümdeki bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Katılandan kaynaklanan haksız söz ve hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi gereği alt sınırdan (1/4) bir miktar uzaklaşılarak indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, makul oranda makul oranda (1/2) indirim yapılarak sanık ... hakkında eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
1.Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde (3) numaralı kısımda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/2059 Esas, 2021/2551 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde (4) numarada açıklanan "haksız tahrikin oranı" nedeniyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/2059 Esas, 2021/2551 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 gününde karar verildi.