Mahkeme: Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-)Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak, 9 yıl hapis ve 900 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2-)Sanık hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen cezadan TCK'nın 61. maddesinin 5. fıkrası uyarınca uygulama yapılması sırasında, önce TCK'nın 31/3. maddesi, daha sonra TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden uygulama yapılması,
3-)Hükmedilen gün para cezasının, adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi yerine TCK 52. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4-)5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiine ödenen ücretin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c. maddesindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 09.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.