İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2021 tarihli ve 2021/66 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1., teşebbüs, 29/1., 62., 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2022/596 Esas, 2022/620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığından bahisle suçun vasfına, eksik incelemeye, delillerin takdirinde hataya, gönüllü vazgeçmeye, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının varlığına, 5237 sayılı Kanun'un 34. maddesi gereğince sanığın alkol durumu nedeniyle cezai ehliyeti olmadığına, ilişkindir.

1. Sanık ... ile katılan ...'un aynı fırında işçi olarak çalıştıkları, olaydan bir hafta kadar önce işçiler arasında hamurun hazırlanması sırasında hamurun içerisine maya kartonlarının karışması nedeniyle iş yerinde sorun çıktığı, bu sorun nedeniyle katılanın işe sabah saat 05: 30'da gelmeye başladığı, olay günü sanığın alkollü içki içtikten sonra iş yerine geldiği, katılana işe erken gelmemesini ve işe erken gelmeye devam ederse iş yeri sahibinin kendisinden de işe erken gelmesini isteyeceğini söylediği, bu meseleden aralarında tartışma çıktığı, tartışmanın büyüdüğü, sonrasında sanığın ekmekleri fırından çıkarmak için kullandıkları gelberi isimli ahşaptan yapılma öldürmeye elverişli alet ile katılanın başının sol bölgesine vurduğu, bu isabet nedeniyle katılanın dengesini kaybederek yere düştüğü, orada bulunan işçilerin araya girdiği, katılanı yerden kaldırdıkları, daha sonra sanığın olay yerini terkettiği, katılan hakkında Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.01.2015,30.04.2015,14.07.2016 ve 13.02.2017 tarihli raporlar ile Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 18.09.2017 ve 30.04.2018 tarihli raporlara göre katılanın başının sol bölgesinde çökme kırığı ve yüz kemiklerinde parçalı kırıklar oluştuğu, beyin kanaması ve baş içine hava girmesi tespit edildiği, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, hayatını tehlikeye sokacak biçimde, oluşan kırıkların müştereken yaşam fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek ve yüzünde sabit iz kalacak nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükümlere esas alınan raporların yeterli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, eyleme uyan suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, olağan ve olağanüstü zamanaşımının gerçekleşmediği, meşru savunma ve sınırın aşılması, gönüllü vazgeçme ve 5237 sayılı Kanun'un 34. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümlerinin uygulandığı sırada madde numarasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesinin ihlali hukuka aykırı görülmüş ise de anılan aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2022/596 Esas, 2022/620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün mahsus yerine “5237 sayılı Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2024 tarihinde karar verildi.