Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 93,94,95,96,97,98,99,118,119,136 ada 3,4,5,6,8,9,10,11,12,13 ve 24 parsel sayılı 2770.78,1189.24,610.71,1396.77,2155.02,299.74,3369.77,166.21,199.47,1257.32,1763.94,3085.04,1749.15,2897.28,1094.21,12739.73,3404.28,3017.57,3544.61 ve 2170.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar malikinin bilinememesi nedeni ile tarla niteliği ile, 103 ada 25 ve 138 ada 5 parsel sayılı 1.203.551,28 ve 1869,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hali arazi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali ile davacı adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarım arazisi olduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli değildir. Taşınmazların niteliği konusunda dosyada bulunan zirai bilirkişi raporu yetersiz olup, taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü araştırılmadan soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek ve tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenmeksizin hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldıkları, öncelerinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, varsa ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, sözlerinin tutanaklardaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların tarımsal niteliğini bildirir, çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki desenini belirtir, çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; mahkemenin taşınmazların konumu ve niteliğine, kullanım biçimine ilişkin gözlemi tutanağa geçirilmeli; davacının belgesiz zilyetlik yolu ile edinmiş olduğu taşınmazlar miktarı yönünden araştırma yapılmalı; diğer edinme koşullarının gerçekleşmesi halinde, aynı çalışma alanı içinde sulu arazide en fazla 40, kuru arazide ise 100 dönüm yer edinebileceği de göz önünde tutularak gerektiğinde davacıdan tercih hakkı sorulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.12.1012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2012/8737 - K. 2012/10593
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2012/8737 |
| Karar No | 2012/10593 |
| Karar Tarihi | 10.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"