Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa ...'un maliki olduğu motosikletin davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, 20.07.2016 tarihinde söz konusu aracın müteveffa ...’un sevk ve idaresindeyken, dava dışı ... sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpıştığını, kazada yaralanan ...'un aynı tarihte vefat ettiğini, geride eşi davacı ... ve dava dışı çocuklarını bıraktığını, bu konu ile ilgili Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma neticesinde, ...’un tam kusurlu diğer sürücü ...’in ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları kapsamında müteveffanın ağır kusurlu olmadığını, müteveffa ...'un davalı tarafından sigortalanan aracın işleteni olması hasebiyle, davacının 3. kişi durumunda olduğunu, üçüncü kişilerin verdiği zararı tazmin borcunun ise sigortalayana ait olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; talebini 20.02.2018 tarihli dilekçesiyle 158.142,73 TL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/649 Esas sayılı dosyası ile birleşen 2018/115 Esas sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde davacı vekili; asıl davada faiz istemeyi unutmaları nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 17.000,00 TL faiz alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, genel şartların sigorta sözleşmelerinin ayrılmaz parçası olduğunu, sigorta poliçelerinin genel şartlarda belirtilen riskleri üstlendiğini ve bu risklere göre fiyatlandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının desteği ...'un sürücüsü olduğu araç ile yapmış olduğu trafik kazasında tamamen kendi kusuru sonucu yaşamını yitirdiğinin adli tahkikat evrakına göre belli olduğu, trafik kazasının 20.07.2016 tarihinde meydana geldiği ve aracın poliçeyle 28.10.2015 - 28.10.2016 tarihleri arasında zorunlu trafik sigortalı olduğu, hem kazanın meydana geldiği tarih hem de sigorta poliçesinin düzenlendiği tarihin yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu, desteğin tam kusuru nedeniyle davacının talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, davalı vekilinin duruşmalara katılmaması nedeniyle asıl ve birleşen davada dilekçe yazım ücretine hükmedilmesine kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesinin gerekçeli kararda ayrıntılı yazılmadığını, davalı vekiline dilekçe yazım ücreti verilmesinin doğru olmadığını, her iki dava için de tarifeye uygun vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalının sair istinaf itirazlarının reddi ile davalı vekili yalnız cevap layihası düzenlemiş ve hiçbir duruşmaya gelmemiş olsa dahi davalı lehine vekalet ücretine hükmolunacağı gözetilmeden, davalı vekilinin duruşmalara katılmaması nedeniyle yalnız dilekçe ücreti verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı vekilinin hiçbir duruşmaya katımadığını, İlk Derece Mahkemesince dilekçe yazım ücretine hükmedilmesinin doğru olduğunu belirtmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının desteğinin sürücüsü olduğu aracın karışığı çift taraflı trafik kazası sonucunda desteğin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 281,341,357,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile vekalet ücretine ilişkin hükmün yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.