Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı üçüncü kişiler vekili, hacze konu mahcuzların borçluya ait olmadığını, müvekkileri ... ve ...’nın müşterek mülkiyetindeki fındıkların haczedildiğini açıklayarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlunun eşiyle birlikte yaşadığı evde haczedilen fındıkları üretmeye elverişli fındık bahçesi bulunmadığı, istihkak iddiasında bulunan kişilerden birinin takip borçlusunun eşi diğerinin kardeşi olduğu göz önüne alındığında haczedilen fındıkların borçlunun evinde bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacılardan ...‘nin çiftçilik kayıt sistemine göre fiilen fındık tarımıyla uğraştığı, davacılardan ...’nın ise ...’ye ait taşınmazları kiralayarak fındık işiyle uğraştığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişilerin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı ..., takip borçlusu olup,dava dilekçesinde davacı olarak yer almıştır. Ne var ki, malı haczedilen borçlunun istihkak davası açma hakkı bulunmamaktadır. İİK'nin 96 ve devamı maddelerinde istihkak davasının üçüncü kişi veya alacaklı tarafından açılabileceği öngörülmüş, borçluya dava açma hakkı tanınmamıştır. Bu durumda, davacı ... açısından sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.