HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanık ... müdafii, sanık ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;

Bozma ilamı doğrultusunda aldırılan Adli Tıp Kurumunun 24.12.2018 tarihli raporunda mağdur ...’ın zanax isimli ilacı kullanıp kullanmadığı hususunun tespit edilemediği belirtilmiş ise de sanıklar ... ve ...’ın müdafii huzurunda kollukça alınan savunmaları ve ayrıca sanık ...'ın 20.05.2008 tarihli savcılıkça alınan savunmasında mağdur ...'a zanax isimli ilacı içirdiklerini ikrar etmiş olmaları karşısında sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c-e maddelerinde düzenlenen iki ayrı nitelikli yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının gözetilmesine, 26/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.