Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan aksi sabit oluncaya kadar geçerli suç tutanağında 9918 m2 lik alanın sürüldüğünün tespit edilmesi, sanığın suça konu yerin dayısına ait olduğunu düşünerek sürdüğünü beyan etmesi karşısında, alanında uzman orman ve harita mühendisi bilirkişiler ile keşif yapılarak, davaya konu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve orman kadastrosu bulunup bulunmadığının tespiti ile sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan temsilcisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.