Davacı, 1994-2008 tarihleri arasında Tarım ... siagortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının, 1994-2008 yılları arası tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin 07/06/2012 tarih ve 2012/6402 esas 2012/10445 sayılı bozma kararı üzerine,mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 01/06/1996-31/12/2005 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, ...’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım ... sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir-iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden;
Davacının tescilsiz olduğu, teslim ettiği ürünlerden ilk defa Ekim/1999 tarihinde ve takip eden 2000,2001 ve 2005 yıllarında prim kesintisinin yapıldığı, ayrıca 1996 yılı hariç, 1995-2003 yılları arası düzenli ürün tesliminin bulunduğu ancak bu ürünlerden prim kesintisinin yapılmadığı, 13/05/1990 tarihinde ziraat odası kaydının başladığı, muhtar ve kolluk tutanağında davacının tütün ve fındık tarımı ile uğraştığının belirtildiği, adına kayıtlı 50 dekar tarla ve fındık bahçesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Prim kesintisine dayalı tespit davalarında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin düzenli olması gerekir. Düzenli prim kesintisi ve ürün tesliminden amaç, bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da düzenli olduğu dolayısıyla tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir. Davacının 01/061996-31/10/1999 yılları arasında teslim ettiği ürünlerden prim kesintisinin yapılmadığı, bu dönemdeki ürün tesliminin ise tek başına sigortalılığı sağlamayacağı, dolayısıyla sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.