Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... idaresi vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesi 2061 parsel sayılı taşınmazın tamamının Orman Kadastro Haritası ve tutanaklarına göre orman vasfı taşıdığını ve kesinleşen Orman Kadastro çalışmalarına göre devlet ormanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle taşınmazın davalılar adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile davanın reddi savunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davanın kabulü ile ... Köyü, 2061 parselde mukim taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.