B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık ... hakkında bozma öncesi verilen hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'e yasa değişikliği nedeniyle verilen bozma kararının sirayet ettirilemeyeceği, ancak bu durumun uyarlama yargılamasına konu edilebileceği, bu nedenle yasa değişikliği nedeniyle verilen bozma kararının sanık ...'e sirayet ettirilerek Mahkemece sanıkYüksel Güneş hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,30.10.2018 tarihli ve 2017/1019 Esas, 2018/811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 kere 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para ceza, 1 kere 1 Yıl 10 Ay 15 gün hapis ceza ve 1.500,00 TL adli Para Cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediği, suçun manevi unsurunun bulunmadığı, sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek kendilerini polis ve savcı olarak tanıtıp müşteki ve katılanlardan para talep ettikleri, şikâyetçi ve katılanların da kendilerine verilen hesap numaralarına paraları yatırdıkları iddiası ile kamu davası açıldığı, katılan ve müşteki beyanları, sanıkların savunmaları, CD inceleme tutanağı, banka kayıtları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıkların atılı suçları işlediği kabulü ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık ... hakkında bozma öncesi verilen hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'e yasa değişikliği nedeniyle verilen bozma kararının sirayet ettirilemeyeceği, ancak bu durumun uyarlama yargılamasına konu edilebileceği, bu nedenle yasa değişikliği nedeniyle verilen bozma kararının sanık ...'e sirayet ettirilerek Mahkemece sanık ... hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,30.10.2018 tarihli ve 2017/1019 Esas, 2018/811 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.